.... "İleriiiiiii!"
Karga'nın sesi gök gürültüsü gibi çıkmıştı. Aynı anda iki tarafta
hücuma geçmişti.Her yerden savaş naraları yükseliyor, büyü sözleri
etrafta yankılanıyordu.Karşımdaki savaşçı tanıdıktı. Xeyna'nın
Karşısındaki Dimitri idi. Xeyna'ya doğru hızla yaklaşıyordu.
Üzerinde Xeyna'nınkinin aynı siyah bir zırh vardı. Elinde bir
balta(an axe) vardı. Baltasını havada savurarak hızla yaklaşıyordu.
Xeyna elindeki katananın sapını sıkı sıkı tutuyordu.
Dimitri şimdi tam karşısındaydı. "Öleceksin Xeyna!" diye bağırdı.
Xeyna;"Okadar emin olma eski dostum Dimitri" diye karşılık verdi.
Dimitri Baltasını kaldırdı ve acımasızca Xeyna'ya doğru savurdu.Xeyna
atının dizginlerini çekerek geriye doğru yaslandı ve ustaca bir
hareketle bu saldırıdan kurtuldu. Sıra Xeyna'daydı. Bir boşluğunu
yakalamıştı. Katanasını Dimitri'nin baltanın denge noktasından
tutuğu koluna doğru savurdu. İki metalin birbirine çarpmasından
oluşan ses kulaklarını sağır edecekti nerdeyse.Elindeki Katana
büyülüydü (+15) Bir kıvılcım görüldü ve zırhında bir yarık açıldı.
Dimitri'nin kanı zırhındaki yarıktan akıyordu. Kanın keskin kokusu
Xeyna'ya güç vermişti. Gözleri tehlikeli bir şekilde parlıyordu
renkleri kızıla dönmüştü. Dimitri hemen toparlandı.Baltasını bir kez
daha savurdu.Xeyna'nın kalkanının üstünde sanki şimşekler çakmıştı.
Sol kolunun uyuştuğunu hissetti. Katanasını tüm gücünle savurdu.Dimitri
baltasını kalkan olarak kullanmıştı.Baltasını bir kez daha savurdu.Xeyna
kenara doğru çekildi Dimitri dengesini kaybetti ve yere düştü.Xeyna
ani bir refleksle katanasını boynuna doğru savurdu.
Etrafa kanlar fışkırdı. Dimitri'nin kafası Xeyna'nın atının
ayaklarının dibine düştü. Xeyna'nın yüzünde hem sevinç hem de hüzün
vardı.Dimitri ile eskiden iyi dostlardı ama yolları ayrılmıştı.Dimitri,
onların en büyük düşmanı olan Lord Thief'in kardeşiydi ,onlara karşı
savaşmayı seçmişti.
Karga, Lord Thief'le savaşıyordu. Bu adil bir savaştı herkez teke
tek savaşıyordu karambol yoktu. Xeyna savaşacak yeni bir rakip
bulmak için sağa sola bakınırken ağaçların arasında bir kıpırtı
gözüne ilişti. Atını hızla oraya doğru sürmeye başladı. Kalkanına
bir ok saplandı. Siyah bir ok. Ağaçların arasında bir dark elf vardı
buda bir Union diye düşündü. Saklanmış onları okluyordu.Kalkanına
bir ok daha saplandı. İşte karşı karşıya gelmişlerdi.
Adamın üzerinde siyah deriden yapılmış bir zırh, elinde de siyah bir
yay vardı. Saçları ve gözleri simsiyahtı. Teni karaydı, elbisesi
gibi.Xeyna yaklaşınca bir katana çıkarttı. Kalkanı yoktu. Xeyna;"Kimsin
sen" diye sordu. Adam cevap vermedi. Ani bir hareketle kedi gibi
Xeyna'nın üzerine sıçradı.Xeyna, hareketlerini görememişti. Tekrar
karşısındaydı. Xeyna sol kolumda bir sıcaklık hissetti. Zırhının
eklem yerinden kan sızıyordu. Gözleri yeniden kızıla boyandı.
Atından ani bir hareketle indi ve karşısındaki dark elfin üstüne
doğru hızla ilerlemeye başladı.Katanasını savurdu.Ama çevik bir
hareketle dark elf bu hamleden kurtulmuştu.Xeyna, adamın kılıcını
ona doğru salladığını farketti. Kalkanınla kendini korudu ve hemen
katanasını tekrar savurdu.Bu sefer isabet etti. Katanasını öyle
kuvvetli savurmuştu ki dark elf belinden ikiye bölündü.Xeyna öfkeden
arkasındaki savaşı unutmuştu. Yükselen savaş naraları ve her yerde
yankılanan büyü sözleri.Hiç birini duymuyordu...
Kolu uyuşmaya başladı.Gözlerim kararıyor, başı dönüyordu. Dizlerinin
üstüne düştü. Elini küçük sırt çantasına attı.İçinde bir iksir
arıyordu (cure potion). Sonunda buldu, iradesini kaybetmek üzereydi.
İksiri azına götürdü ve yudumlamaya başladı.İçinde bir kıpırtı
hissetti. İradesi yerine gelmeye başladı. Başının dönmesi geçti,
gözleri açıldı.Artık etraftaki sesleri duyabiliyordu.
Atına bindi ve tekrar savaş alanına döndü. Unionlar kaybediyordu.
Bir kaç adamları kalmıştı. Infernolar sayıca fazlaydı ama bir kişiye
2 kişi saldırmıyordu. Herkes teke tek çarpışıyordu. Karga ve Thief
hala ortada savaşıyorlardı. ikisindede ne bir yorgunluk nede bir
zayıflık belirtisi vardı. İkiside sanki savaş şimdi başlamış gibi
birbirlerinin üstüne hücum ediyorlardı. Savaş başlayalı yaklaşık iki
saat olmuştu. Lord Thief ve bir kaç adamı hariç Union'ların hiç
adamı kalmamıştı. Karga ve Thief durdular. Aralarında bir şeyler
konuştular. Karga bize doğru yaklaşırken "Gidiyoruz!" diye bağırdı.
Savaş bitmişti. Biz kazanmıştık. Büyücülerimizden birtanesi ölen
arkadaşlarımızı hayata döndürmeye başladı. *An Corp*, *An Corp*, *An
Corp*, *An Corp*... Aynı şeyi karşı tarafta yapıyordu. Tilkinin
intikamı alınmıştı. Lord Thief'in kardeşi olan Dimitri ölmüştü onu
hayatta döndürememişlerdi.
Savaştan zaferle dönüyorduk. Killerdog'un sesi duyuldu: *Vas Rel Por*.Herkes
geçitten geçti. Kendi kalemizdeydik. Akşam yemeğine kadar herkez
odasına dinlenmeye çekildi. Herkesin buna ihtiyacı vardı. Savaştan
çıkmıştık çok yorgunduk.
Xeyna Gözlerini kapattı.Derin bir uykuya daldı. Dimitri'nin yüzü ona
gülümsüyordu. Sonra yüzü kanla boyandı. O anı tekrar yaşadı...Katanasını
savurdu.Etrafa kanlar fışkırdı. Dimitri'nin kafası atınının
ayaklarının dibine düştü... Terler içinde uyandı. Dmitri, eski
dostum Dimitri. Dimitri' yi o öldürmüştü. Gözlerinden akan yaşlar
yanağını yakıyordu.Gözlerinden yaş değil lavlar akıyordu sanki.
Yatağının yanında duran katanasını aldı. Yavaşca kınından çıkarttı.
Karnının üzerine dayadı. Hiç düşünmeden bütün gücünle bastırdı.
Etrafa kanlar fışkırıyordu.Gözleri yavaş yavaş kararıyordu. İçinde
bir sevinç vardı. Kardeşi Tilki' yi, Dimitri' yi görebiliyordu. Onu
çağırıyorlardı. Ve gözlerini kapattı.Birdaha açılmamak üzere.
The Murderer Lady, Xeyna Infenro...
Son...
Taylan "Xeyna Inferno" MANAV
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle