"Eldorados
konuştu!!", "Eldorados konuştu!!" Şehrin sokaklarından yankılanan bu
ses, genç bir büyücüye aitti. Oldukça heyecanlı gözüküyordu.
Büyücülüğüne uygun olarak çelimsiz, zayıf biriydi. Ancak kendinden
beklenmeyecek şekilde hızlı koşuyordu.
Athelas canı sıkkın bir şekilde hanının penceresinden dışarı bakarak
"Kes sesini be büyücü, müşterilerimi uyandıracaksın!" diye bağırdı.
Alından Athelas insanları sever ve ne yaparlarsa yapsınlar ilk önce
nedenini öğrenir ondan sonra tepki verirdi. Ancak bu büyücü; şehirde
en çok korkulan ve nefret edilen kara büyücü Lethar'ın öğrencisiydi.
Bu arada Athelas büyücünün ne dediğini ayrımsadı. Eldorados
konuşmuştu. Bu imkansız diye düşündü.Çünkü Eldorados 9 yaşındaydı ve
doğduğundan bu yana tek kelime bile etmemişti.
-Kesin iğrenç birşey söylemiştir.Athelas'ın en yakın arkadaşı ve iş
ortağı Darwin'di bu.
-Ben öyle düşünmüyorum. O çocukta bizim anlıyamadığımız bir güç var.
Ve gözleride çok zekice bakıyor.
-Yapma Athelas. Çocuk 9 yaşına kadar konuşamadı. Ne zekası.
-İleride görücez. Neyse ben bakmaya gidiyorum. Biliyorsun bu handa
her zaman bir dedikoduya ihtiyaç vardır.Bakalım ne demiş.
Athelas şehrin dışında ki eve doğru yola çıktığında güneş iyice
tepeye çıkmıştı.Ancak yolda acaba Eldorados niye bunca zaman
konuşmadı? Şimdi ne dedi gibi sorularla kendini oylamış ve zamanın
nasıl geçtiğini anlamamıştı.
Evlerine vardığında Lethar kapıda onu bekliyordu.Halkın ondan
korkmasına rağmen Athelas ona içten içe bir saygı ve hayranlık da
duyuyordu.Çünkü Athelas'ın da çocukluk hayaliydi büyücü olmak. Ancak
başarısız olmuş ve babasının işini devam ettirmek zorunda kalmıştı.
Ya da bu insanlara söylediği bir yalandı. Gerçek is çok farklıydı.
Lethar'la Athelas çocuklarından beri dosttular ve ikisinin babasıda
Rubenat şehrin gizli koruyucuları Beyaz Kan loncasının birer
üyesiydi. Daha birçok böyle koruyucu vardı anacak şehrin
düşmanlarından korunmaları için kimlikleri gizli tutulur ve
koruyuculara bile söylenmezdi.Lethar'ın babasıda, Athelas'ın
babasıda birer büyücüydüler ve 20 yıl önce ki savaşta birbirlerinin
hayatlarını kurtarmışlardı. Savaştan önce de arkadaştılar anacak
birbirlerinin koruyucu olduklarından haberleri yoktu. Savaş kapıya
gelip de Beyaz Kan loncasının başkanı koruyucuları göreve çağırınca
o zaman iki eski dost anlamıştı.
İşte böylece Athelas ve Lethar'da babalarının izinden gitmeye karar
vermişlerdi ve Beyaz an loncasının tarihinde ilk kez iki koruyucunun
savaş dışında birbirilerinden haberleri olmuştu.
Lethar alaycı gözlerle karşılamıştı Athelas'ı:
-Ne dediğini merak ettin herhalde?
-Buraya onun için değil, sana bir haber vermek için geldim. Büyük
ihtimalle anne demiştir zaten.
-20 yıl sonra buraya geldiğine göre önemli bir haber olmalı
-Dalga geçmeyi bırak bu kadar zaman sonra savaşmayı özlemişsindir
diye ilk sana söylemek istedim.
-Haber vermene gerek kalmadı senden daha önce öğrendim gelen orduyu.
Athelas şaşırmıştı " Hissetmedin herhalde?"
-Ben değil o. Lethar kapının önünden çekildiğinde, yerde oturmuş ve
Athelas'ın daha önce hiç görmediği kadar güzel rünlerle süslü bir
kılıcı inceleyen Eldorados'u gördü.Kafasını kaldırıp Athelas'a
baktığında, Athelas kalbinin huzurla dolduğunu fark etti, bir
rahatlama duygusu kaplamıştı bedenini.
-Ordu yaklaşıyor,uzakta ama kötülüğü hissedebiliyorum, çok güçlü
sana anlatılandan çok daha fazla.
Eldorados'un melodik bir sesle söylediği bu sözler Athelas'ı iyice
gevşetmişti. Endişelenmesi lazımdı ancak yapamadı.
Sonunda sorabildi;
-Kimin ordusu? Niye bunca yıllık barıştan sonra bira anda
saldırıyorlar?
-Cevaplar bende değil.Ben sana ancak savaşın yaklaştığını
söyliyebilirim.
Bundan sonra ki cümleler Athelas'ın beyninde yankılandı ve uzunca
bir süre donuk gözlerle kılıca baktı.
"Dünyanın sonu ancak bir kişiye bağlı. Onu bul.Ancak o gelirse bu
savaş biter. Tıpkı 20 yıl önce olduğu gibi. Şunu da bilmelisin ki
onu bulduğunda ya sen ya o dönebilecek buraya, ikinizden biri
ölecek.İyi şanslar"
Oğuzcan "The Paladin" ÖZÜPEK
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle