Her iki yolcuda yemekten
sonra kuledeki insanlarla tanışma imkanı bulmuştu.Merav öğrencilerle
konuşurken yaşlı hocasıysa öğretmenlerle sohbet
ediyordu.Konuştukları kişiler farklı olsa da her ikisinin de amacı
aynıydı: şehirdeki durum hakkında bilgi edinmek.
Öğrenciler Merava büyük ilgi göstermişlerdi kendilerinden farklı
birini görme onları heyecanlandırmış ve de meraklandırmıştı.Ona
hocası hakkında , öğrendiği büyüler hakkında ve de yolculukları
hakkında sorular soruyorlardı .Kendileri cevaplarını alırken Merav
da onlara şehir hakkında sorular yöneltiyordu .Şehrin yapısı , halkı
, tarihi , önemli mekanları ve kişileri ... hepsini bu öğrencilerden
öğreniyordu.Onlarla konuşurken geleceklerini de düşünüyordu çoğu
okulu bitiremeyecek senelerini boşa harcamış olacaktı , bitirmeyi
başaranlarsa çok yetenekli olmadıkları sürece küçük kasabalara yada
şehirlere atanacaklar orada halka ve de yönetime yardımcı
olacaklardı .Hayatlarını sürekli başkalarının sorunlarını gidermekle
geçirecek ve sonunda yaptıklarını arkalarında bırakarak hak
ettiklerinin azını kazanmış olarak öleceklerdi.Kendiyse eğer
hocasının yolunda giderse hep seyahat edecek yeni yerleri görecek
yeni insanlarla tanışacaktı.Ömründe bir çok heyecanlı macera
yaşayacak ve sonunda belki bir Büyü Efendisi olacaktı.Önünde daha
iyi bir geleceğinin olduğunu düşünüyordu ama bir yandan da aklına
Yolcuların çok fazla düşmanları olduğu geliyordu .Peşinde hurafelere
inanan aklındaki bilgileri çalmaya çalışan bir çok avcı olacaktı
belkide belkide çok kısa bir zaman sonra ölecekti.
Öğrenciler meravla sohbet ederken öğretmenleri de hocasını
bilgilendiriyordu.Anlattıklarına göre tüccarlar birliğiyle şehir
satıcıları arasında para konusunda anlaşmazlık çıkmıştı ..Başlarda
büyük olmayan tartışmalar yaşanırken birkaç hafta içinde ardı ardına
her iki taraftan da kişiler öldürülmüş ortam gerilmişti.İmparatorluk
bunun üzerine kendi satıcılarının tarafını tutmuş ve şehirdeki
askerleri kullarak sorun olan tüccarları bölgeden
uzaklaştırmıştı.Bunlar yaşanırken öldürülen tüccarların olması
meslektaşlarını intikam almaya yöneltmiş ve şehre bir nota çekmeye
varacak kadar işi ileri götürmüştü.Şehir valisi notaya sert bir
şekilde cevap vermiş ve tüccarların şehre girmesini tamamen
yasaklamıştı bundan sonra ortam daha da gerilmiş ve tüccarların bir
ordu topladığı duyulmuştu.Anlatılanlara göre İlik Krallığından ve
Terör Topraklarından toplanmış dört ila beş bin arası paralı asker
şehrin kuzeyindeki dağların arkasında kamp kurmuş ve şehre saldırmak
için zaman kollar olmuştu.Bu saldırıya karşı şehri savunacak bin ila
bin beş yüz kişi bulunuyordu bunların bir kısmını halk ve okuldaki
öğrencilerin oluşturması gücün kabiliyetini epey düşürmüş olacaktı ;
bu yüzden ki Gekil yolcuları çağırmış onlardan şehrin savunmasında
önemli bir rolü olacak taşı almalarını istemişti.Öğretmenlerin ve
Gekilin yolcuya anlattıklarına göre taş tüccar ordusunun arkasında
beklediği dağlarda bir mağaranın içinde saklı bulunuyordu.Dağlarda
bir çok canavarın yanı sıra tüccar ordusunun askerleri de
bulunuyordu buna mağarada ki tuzaklarda eklendiğinde bu iş normal
kişilerin yapabileceği bir şey olmaktan çıkıyordu.
İki yolcuda aldıkları bilgilerden sonra odalarına çekilmek üzereydi
birkaç dakika konuştular ikisinin de ortak noktaları görevin
tehlikesiydi ölmeleri büyük olasılıktı öte yandan vaat edilen altın
ve de eşyalar görevi almalarını kabul ettirecek kadar
değerliydi.Görevi almaya karar verdiler planları sabah hazırlanmak
ve akşama doğru yola çıkmaktı ikisi de bunu düşünerek odalarına
çekildi ve uykuya daldı.
Kulenin yolcuların kaldığı kesimi sessiz ve de karanlıktı tıpkı
kulenin tepesine çıkarken olduğu gibi fakat bu sefer yolcular uyuyor
olmalıydılar.Suikast çiler bunu düşünerek koridorda hareket
ediyorlardı ikisinin de aldıkları emir kesindi : Mavi Kuleye
büyücülere ve şehre yardım edecek kim gelirse onları
öldüreceklerdi.İşi bıçakla yapacaklardı odalara sessizce girecek ve
yolcuların boğazlarını keseceklerdi ikisinin de çıkaracakları ses
sadece boğazlarında gelen hafif hırıltı olacaktı.Eğer boğazlarını
kesmeyi başaramazlarsa basit bir yara açacaklar ve bıçaklarındaki
zehri vücutlarına geçireceklerdi bunun sonucunda da iki dakikadan
daha az bir sürede iki yolcuda ölecekti.Planlarını uygulamak üzere
ikisi de yolcuların kapılarının önüne geçtiler kuzeydeki oda Meravın
güneydekiyse hocasınındı.Koridorun sonunda bir pencere vardı bir şey
olursa diye oraya uzun bir ip bağlamışlardı oradan kaçmayı
planlıyorlardı.
Önce güneydeki kapıda duran katil kapıyı açtı , çok sessizce
davranmıştı yolcunun hiçbir şeyden haberi olmayacaktı.Kapıyı kötü
niyetleriyle açtı odada ışık yoktu ama yıldızların ışığı içeriye
hafif bir aydınlık veriyordu adam yatağa baktı .Yatak boştu korku ve
heyecan duydu kapının öteki tarafına banyoya doğru baktı gördüğü şey
karşısında elindeki bıçağı düşürdü . Karşısında yolcu duruyordu
ellerini çeviriyor sessizce sözcükler mırıldanıyordu elinin içinde
çevirdiği noktanın tam ortasın önce küçük bir ışık gördü ardından
ışık büyüdü ve bir alev topuna dönüştü .Adam yüzünü buruşturdu
birazdan ölecekti boşu boşuna bok yolunda ölecekti bir yolcuyu
öldürmeye nasıl çalışırdı , gördüğü son şey üzerine doğru gelen alev
topu ve yolcunun gözleriydi alevde parlayan nefret dolu o gözler...
Alev topu adama çarpar çarpmaz onu geriye fırlattı ve adamı yaktı
göğsünde koca bir yarık oluşmuştu koridora kızarmış et kokusu
yayıldı ama bu kuzu eti değil insan etiydi.
Kuzeydeki adam çığlıklar atmaya başladı arkadaşı demin yanmıştı cama
doğru koşmaya başladı odadan o an Merav çıktı adamı görür görmez
düşürdüğü bıçağı aldı ve arkasından salladı adam ipe tutunmaya
çalışırken sırtına saplanan bıçakla kuleden aşağı uçtu.Merav
hocasının yanına gitti korumalar sese odaya gelmişlerdi utanç içinde
adama iyi olup olmadığını soruyorlardı .Odaya Merav girdiğinde
hocası ona döndü ve
Büyücülerinde yardımıyla sabaha hazırlanmışlardı iki yolcuya da
yiyecek , büyüler için gerekli malzeme ve silah verilmişti en
iyisiyse verdikleri atlardı Kasıdur atlarıydı bunlar güçlü ve
hızlıydılar.İki yolcuda kuzeye baktılar ardından da atlarını sürmeye
başladılar.Kendilerini öldürmeye çalışanlar bunun bedelini
ödeyeceklerdi artık sadece ödül için değil intikam için de yapılan
bir görevdi bu iki yolcuda büyük kin taşıyorlardı ve yollarına
çıkacak kişilere kinlerini düşünmeden kusacaklardı .
Ceyhun "Hangman" ALYEŞİL
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle