Kule dışarıdan
gözüktüğünden daha da büyüktü sanki içeriye girdiklerinde kuleye
değil de başka bir yere girmişler gibi hissettiler .Dünyalarından
başka bir dünyaya giriş yapmışlardı neresi olduğunu bilmedikleri bir
dünya yanlarında yol gösteren biri olmasa içeride
kaybolabilirlerdi.Işıklar söner hava ağırlaşır ve oracıkta bir
canavar yem olurlardı .Büyücüye baktı Merav beklide canavar onlara
yem olurdu adam yaşlıydı ama yaşının ötesinde bir güce sahipti
karşılarına kim çıksa çıktığına pişman edebilecek biriydi o.
Merdivenleri çıkmaya başladılar etrafta önlerindeki Paladin ve
kendilerinden başka kimseler yoktu burasının bir okul mu yoksa terk
edilmiş eski bir bina olduğunu düşündü . Buraya gelmeyi küçükken çok
istemişti bu şekilde bir yerle karşılaşacağını
ummuyordu.Hayallerinde burayı parlak süslerin donattığı öğrencilerin
etrafta gülerek birbirlerine büyülerle şakalar yaptığı bir yer
olarak düşünmüştü oysa karşılaştığı mezarlık gibi sessiz ve de
korkutucu bir yerdi etrafta ne parlak süsler ne de neşeli öğrenciler
vardı sadece sessizli ve gölgeler kuleyi oluşturuyordu.
Bir süre sonra yanıldığını anladı sadece sessizlik ve gölge yok aynı
zamanda korkuda vardı karşılaştıkları ilk öğrenciler önlerindeki
Paladini selamladı adamda onları başını hafifçe sallayarak karşılık
verdi adam uzun boyluydu meravdan bile uzundu boyu iki metreye yakın
olmalıydı uzun sarı saçları at kuyruğu şeklinde toplanmıştı
etkileyici biriydi öğrencilerin onu selamlamasının sadece onların
koruyucu olmasından değil aynı zamanda bu etkileyiciliği yüzünden
olduğunu da biliyordu.Adamın zırhı ışık üzerine geldiğinde
parlıyordu tüm vücudunu kaplayan zırh gerçekten ağır olmalıydı ama
paladin bundan hiç etkilenmiyormuş gibi yürürken sağlam adımlar
atıyor ve metal sesler çıkarıyordu geldiğini üç metre öteden bile
duyuruyorlardı.
Merav merdivenleri ne zamandır çıktıklarının farkında değildi
yorulmaya başlamıştı onca dik merdiveni çıkmak gerçekten zordu
terlemişti ve solukları da hızlıydı öndeki iki adama baktı ikisinde
de yorgunluktan eser yoktu
“Ihhh daha ne kadar çıkacağız ?” Sesinden bıkkınlığı belli oluyordu
“Ne oldu genç büyücü ? Yoruldun mu ? siz yolcular bu tarz şeylere
alışık olmalısınız” Paladin alay mı ediyordu yoksa şaşırmışmıydı
belli olmuyordu.
“O daha çok yeni zamanla alışır ,biraz daha dayan Merav neredeyse
geldik” Yolcu gence sözleriyle destek veriyordu .Onun neler çektiği
konusunda fikirleri vardı bir süre önce neredeyse ölmek üzereydi
şimdiyse Mavi Kule ye çıkıyordu yolculuğun genci yıpratmış
olabileceğini düşünüyordu .Burada bir süre kalıp dinlenmeyi ümit
ediyordu , bir yandan da Gekilin neden onun çağırdığını düşünüyordu
birkaç gün önce Gekil ona uzaklardan seslenmiş mavi kuleye gelmesini
istemişti Dinlenmeye vakitlerinin olmayacağından şüpheleniyordu onu
çağırdıysa sebebi basit bir şey olmamalıydı araları onu evsahipliği
yapmak için çağıracak kadar iyi değildi .
Sonunda büyücünün odasına gelmiştiler. Paladin kapıyı gösterip içeri
girmelerini işaret etti ardından da gelişleri sırasında olduğu gibi
tek bir söz etmeden geri gitti.Yolcu kapının kolunu çevirdi Merav a
bir bakış attı ve onu önden içeri yolladı ardından da kendisi
peşinden gitti.İçerisi Kulenin merdivenden çıkarken gördüklerinin
aksine oldukça aydınlıktı Gekil ilerde bir masanın arkasında oturmuş
birkaç parşömeni incelerken sağındaki kitaplığın önünde iki adam
durmuş kitapları karıştırıyorlardı.Oda kulenin en tepesinde
olmalıydı yukarıya baktıklarında tepede pencereler görülüyordu küçük
kule şeklinde pencereler .Duvarlar maviydi kulenin mavisi değil daha
açık bir maviydi odanı köşelerinde duvarlara monte edilmiş lambalar
vardı . Kitaplığın önündeki adamların tam karşısında bir dolap vardı
gekilin çalıştığı masanın önünde de birkaç koltuk duruyordu
.Koltuklarlar siyah derindendi hepsi (odadaki diğer şeyler gibi)
yeniydi ama bunun büyü sayesinde olması gerekiyordu çünkü eşyalar
belki yüz yıl öncesinin modasını yansıtıyordu .
Gekil yaşlı bir adamdı tıpkı onun karşısında Meravın yanında duran
Yolcu gibi.O daha çökmüştü yolcunun aksine şehirde yaşamış olsa da
yolcudan daha çok yorulmuş gibiydi Merav bunu okula bağladı emindi
ki burada bir çok sıkıntısı vardı , kendisini uğraştıracak sorunlar
bir türlü bitmiyor olmalıydı koca okul önünde oturan o yaşlı adam
tarafından yönetiliyordu.Yolcuya baktı adam yıllarca tek başına
seyahat etmiş kendinden başka hiçbir tasası olmamıştı yolda
zorluklar çekmiş olsa da gekilin çektikleri kadar onu uğraştıracak
şeyler olmamalıydı ,zaten bu yüzünden belli de oluyordu.
Okuduğu parşömeni bir kenara bıraktı ve önündeki iki kişiye
oturmalarını işaret etti , ziyaretçileri oturduktan sonra da uzun
süre ikisini izledi daha çok yolcuya bakıyordu görüşmeyeli uzun
zaman olmuştu onun ne kadar değiştiğini görmek ister gibiydi.Yorgun
bir şekilde Merav a döndü
“hoş geldiniz , uzun süredir genç bir yolcu görmemiştim”
“sa..sağ olun efendim bende uzun süredir sizin gibi bir büyücü
görmemiştim ” Merav heyecanlanmıştı karşısındakinin kim olduğunun
anca farkına varabilmişti Mavi Kulenin baş hocasıydı ülkenin en
önemli büyücülerinden biriydi o.Adam yolcuya döndü,
“Evet , bir birimizi son görüşümüz pek tatlı geçmemişti . Uzun bir
yoldan geliyoruz bunu zaten biliyorsundur seyahatimizi bölecek kadar
önemli olan şey ne ?”
“Ahhh şu işler boş verin onları şimdi gelin önce dinlenin akşam
yemekten sonra size durumu bildiririm”
“Harika !” İki adamda ona bakmıştı.Merav başını eğdi.
“Bu genç yorulmuşa benziyor ne diyorsun yolcu?”
“Tamam madem bu kadar hevesliyiz dinlenelim o zaman .”
İki yolcu odalarına yerleştiler , Merav yatağı görür görmez uyumaya
karar vermişti üstünü bile çıkarmadan yatağa girdi ve uykuya
daldı.Yaşlı yolcu ise hemen uyumamıştı o biraz düşünecekti ..Şehre
girdikleri andan itibaren bir şey dikkatini çekmişti belli etmemeye
çalışsalar da bir grup kişi sürekli onları gözetliyordu .İki yolcu
pek tüccara benzemiyorlardı bu yüzden meraklı satıcıların aç gözlü
bakışlarına maruz kalma ihtimalleri yoktu bu daha çok hırsızların
yada katillerin hedeflerini gözetlemesi gibi bir şeydi ,hedefleri
hakkında bilgi toplamaya çalışıyorlardı yeterli bilgiye sahip
olduklarında da... Bunları düşünmenin zamanı değildi , şimdi
dinlenmeli akşam yemeğinde de olan biteni öğrenmeliydi yatağına
uzandı ve oda Merav gibi hemen uykuya daldı.
Akşam yemeği çok güzeldi iki yolcu da uzun süredir böyle iyi bir
yemek yememişlerdi . Gekil onların şerefine öyle bir sofra
kurdurmuştu ki imparator Puenin bile böyle bir sofrada yemek
yediğini kimse tahmin etmiyordu.Merav yemekleri görür görmez kuzu
çevirmeye gözünü iliştirmiş sofraya oturur oturmaz bir parça et
koparıp hızlıca yemeğe koyulmuştu üç kişilik sofra misafirlerin
yiyemeyecekleri kadar çok yemekler doluydu ama Meravın bu iştahı bir
soru işareti oluşturuyordu.Yaşlı Yolcuysa önce biraz su içmiş
ardından da birkaç dolma yemişti onun ilgisini yemekten çok Gekil
çekiyordu .
Ev sahibi de bu ilginin farkındaydı oda sofraya oturmuş önündeki
pilavı yiyordu bir yandan da yanında oturan Yaşlı adama bakıyor
anlatacaklarını düşünüyordu .Bir süre ortam sessiz kaldı ardından
meravın sözü duyuldu
“Yemekler çok güzel teşekkür ederiz”
“Bir şey değil elimden geldiğince sizi memnun etmeye çalıştım”
“Aaa elbette ettiniz çok teşekkür ederiz” Yüzü kızarmıştı.
“Bizi buraya niye getirdiniz ?” Yolcunun daha fazla bekleyecek sabrı
kalmamıştı.
“Size ihtiyacım var özelliklede sana Yolcu özel bir görev için
yardımınız lazım”
“Neymiş bu görev? Sana yardım edeceğimizi nerden çıkarıyorsun?”
“Karşılığını cömertçe ödeyebiliriz ,görevse biraz tehlikeli”
“Biliyorum”
“Şehirde işler yolunda değil yolcu tüccarlarla müşterileri arasında
küçük bir sorun çıktı” Yüzünden pek te küçük olmadığı belliydi
“Yakında şehre bir saldırı olacak sizi ilgilendiren kısmı bu.
Şehirde şu an yaklaşık 600 asker bulunuyor bu sayı çarpışmaya kadar
en fazla 1000 olur . Fakat düşman daha kalabalık olacak bu rakamın
birkaç katı büyüklüğünde .Normal şartlarda bu savaşta şehir kesin
bir yenilgi alır ama durum şu an farklı size vereceğimiz görevde
burada başlıyor bize bir şey getirmenizi isteyeceğiz”
“Neymiş o ?” Yolcunun sesinde bir duygu yoktu.
“Bir taş yapacağımız büyü için gerekli bir taş terör topraklarında
ki bir mağara da onu bulup getirmelisiniz”
“Karşılığında ne alacağız?”
“Altın ve değerli eşyalar”
“Bu gece bunu düşüneceğim sen önce bana ayrıntılı bilgi vereceksin”
Merava baktı,
“Bize vereceksin ,bizde bu gece bunu konuşacağız işimize gelirse
görevi alırız gelmezse teşekkür eder ve yolumuza devam ederiz
bunları da aramızdaki güzel bir anı olarak bırakırız”
“Güzel ve lezzetli bir anı” diye ekledi Merav.
Ceyhun "Hangman" ALYEŞİL
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle