İmparatorluğun terör topraklarına en yakın şehri Lield dir . Şehir
imparatorluğun kuzey doğu ucunda yer alır.Şehrin en belirgin
özelliği kuruluş biçimidir .Şehir, merkezindeki kulenin etrafına
kurulmuştur .Kulenin hemen dışında büyük bir yeşil park onun
etrafındaysa dükkanlar vardır. Park geniş bir caddeyle şehir
kapılarına uzanır , bu kapılardan giren insanlar kulenin o muazzam
yapısıyla büyülenir. Ziyaretçiler kuleyi ziyaret eder etrafındaki
parkta gezinir , çevrede alış veriş yaptıktan sonra otele yada
dostlarının evlerine giderler.
Şehrin bulunduğu bölgede hava koşulları hep güzel geçer etrafta bir
çok bitki ve hayvan yaşar.İmparatorluğun bozulmamış nadir
bölgelerindendir burası.Yiyecek kaynaklarını etraftaki çiftliklerden
sağlar. Kuzey bölgesi hariç tüm yönlerde çiftlikler bulmak
mümkündür.Su kaynağı olarak batıdaki nehri kullanırlar buradan
borularla şehrin merkezine su getirilir.Bu modern sistem eski
zamanlardan beri şehirde mevcuttur.Modern bir şehirdir burası evet
gerçekten moderndir imparatorluğun güçlü zamanlarında kendiside
güçlenmiştir..Savaşlar sırasında büyü okulunu yani Mavi Kulenin
yardımlarıyla zarar görmemiş eski gücünü en azından şekil olarak
korumuştur.Bu yüzdendir ki halk okula büyük önem gösterir her türlü
konuda öğretmen ve öğrencilere yardımcı olur.
Halk orta sınıf olarak nitelendirilebilir çoğu ticaretle uğraşır
geri kalanlarsa memurluk yada işçilik yaparlar.Halk kendince belli
bir kültüre sahiptir , şehrin kuzeyindeki kütüphane sayesinde çoğu
edebiyatla ilgilenmiştir bunun en temel sebebi ilgilenilebilecek tek
bölüm olarak kütüphanede edebiyat bölümünün kalmasıdır iki yıl önce
çıkan yangında geriye sadece bu bölüm kalmıştır.
"Lield e gitmek zorundamıyız ?" Meravın sesinde endişe vardı bir
aydır dur durak bilmeden sürekli kaçmışlardı.Yolculukları sırasında
Merav bir çok şey öğrenmiş yavaş yavaş büyü yapmaya başlamıştı
.Yaptığı ilk büyü "magic missile" büyük bir başarı göstermişti ve
beş metre önündeki matarayı vurmuştu.Bir kaç günlük bir çabanın
ardından kusursuz bir atışla matarayı vurmuştu.Yolculukları
sırasınca karşılaştıkları tek problem olan birkaç hırsızı öğrendiği
bu büyüyle yere devirmiş Yolcunun takdirini kazanmıştı.Askerlerle
yada avcılarla karşılaştığında bu denli başarılı olup olamayacağını
bilmiyordu.Bu yüzden de Lield de gitmek istemiyordu .Şehirde koca
bir askeri karargah vardı içerisinde de yüzlerce asker .Onları
tanırlarsa yapacakları şey ikisinin de kafalarını vücutlarından
koparmak olacaktı.
İzledikleri rotayı iki gün önce terk etmişlerdi yolcu bir anda şehre
gitmeye karar vermiş ve kuzey doğuya gitmeye başlamışlardı.İki günün
sonunda şehrin yakınında bir çiftliğe ulaşmışlardı.
"Bir saat sonra şehre gireceğiz,merak etme orada başımıza bir şey
gelmez"
"Orası asker kaynıyor ! bizi yakalarsalar ne yapacaklarını
biliyorsun"
"Haberimiz buraya ulaşmamıştır hem şehirde bir çok dostum var onlar
bize yardım ederler.Hepside önemli kişiler bizi koruyabilirler"
"Hııımmm O zaman gidelim hadi hızlan seni ihtiyar" Gülüyordu korkusu
geçmiş yerine mutluluk gelmişti.Lield gibi önemli büyü okullarından
birine sahip bir şehre gitmek onu heyecanlandırıyordu .Belki Mavi
Kuleye de uğrayabilirlerdi orasını görmeyi çok istiyordu küçükken
kule hakkında masallar dinlemişti .O zamanlar aklında koca mavi bir
kule oluşturmuş umarım bir gün oraya giderim diye dua etmişti ama
hayat bu güne kadar ona bu fırsatı vermemişti .Yolda düşünmeye
başladı o gün ,yolcuyla karşılaştığı o gün beklide hayatının en
büyük dönüm noktası olacaktı artık ezilen bir çiftçi değil iyi bir
büyücü olma yolundaki bir çıraktı mavi kuleye geldiği gibi diğer
arzularını da gerçekleştirebileceğini düşünmeye başladı .Ardından
bir şey fark etti hiçbir isteğinin olmadığını isteklerini yerine
getirebilirdi ama hiçbir isteği yoktu yada en azından hatırlamıyordu
.Eski isteklerini hatırlamak yenilerini de ortaya çıkarmak için
hayallerine daldı.
Şehir kapısından geçerken hiçbir sorun çıkmamıştı , diğer şehirlerin
aksine burada şehre gelen insanlara iyi davranılıyordu .Bunun sebebi
para diye düşündü Merav bu bölgenin en önemli merkeziydi burası bir
çok tüccar mal satmak yada mal almak için şehre geliyordu içlerinden
birinin rahatsız edilmesi hoş olmazdı .Tüccarlar rahatlıklarına ve
kendilerine saygı gösterilmesine çok önem verirlerdi genelliklede
bunu paraları sayesinde sağlarlardı şehirde de bu durum geçerliydi
paralı tüccarlar burada büyük saygı görüyordu .
Merav kapıdan caddeye geçtiklerinde afalladı karşısında Mavi Kule
duruyordu uzun caddenin ve de parkın ardından göğü delecekmiş gibi
uzanıyordu.Caddeye baktı her iki tarafta da heykeller vardı güneşin
ışığıyla hepsi parıldıyordu bu sahne kendisini Kral gibi hissettirdi
Şehrin kapsından güçlü bir şekilde girecek halkını caddede
selamlayacak sonra da sarayına gidecekti evet sarayına Mavi Kuleye
gidecekti.Dalgınlığını büyücünün ona seslenmesiyle üzerinden
attı.Cadde parka kadar uzanıyordu buraya kule caddesi deniyordu
kuleye gitmesinden dolayı bu adı almış olmalıydı.Gerçektende öyleydi
ana kapıdan sonra dümdüz kuleye doğru uzanıyordu.Girişin hemen
güneyinde karargah vardı koca bir binaydı üstünde mavi aslanlı
bayrağı dalgalanıyordu. Karargahta şehirdeki diğer öğeler gibi gücü
simgeliyordu bu şehir imparatorluğun en güçlü dönemlerinde
parlamıştı her tarafta o dönemlerden kalma işaretler vardı .
Heykeller binalar insanlar da bile bunlar görülebiliyordu.
Yürümeye başladılar karargahtan sonra ticari elçilikler geliyordu
çoğu ülkenin burada elçiliği bulunuyordu tüccarlarına yardım
ediyorlardı.Elçiliklerin karşısında konaklar vardı onlarda
zenginlerin gücünü caddeden geçenlere belirtiyorlardı ama bunlar iki
yolcu için bir anlam ifade etmiyorlardı onlar buraya bir şey için
gelmişlerdi Meravın bilmediği ama yaşlı büyücünün bildiği bir şey
için.Merav kule ye yaklaştıkça bu şeyin ne olduğunu merak etmeye
başladı buraya niçin gelmişlerdi ?
Caddenin bittiği yerde park başladı etraf çok güzeldi her yerde
ağaçlar çiçekler vardı ozanlar şarkı söylüyor insanlar da onlara
eşlik ediyordu .Parkın etrafında alış veriş için dükkanlar vardı
çoğu büyülü eşyalar satıyordu. Parkın içindeki hanlar tamamen dolu
olmalı diye düşünüyordu Merav ama nedense hiç birine girip yer
sormuyorlardı doğruca kuleye gidiyorlardı .Kuleye yaklaştıkça
büyüklüğü daha da belli oluyordu bazı insanlar yüksekliğine
bakıyorlardı onlar iki yolcu gibi yeni gelmiş olmalıydılar ama Merav
onlara bakmıyordu kulenin kapısının önündeki adamlara bakıyordu
Paladin olduğu belli olan biri önde duruyor iki yolcunun
üzerelerinden gözlerini ayırmıyordu.
Kapının önüne geldiklerinde Paladin büyücüye döndü
"hoş geldiniz, Hoca Gekil sizi bekliyor beni izleyin lütfen"
Kapı gürültüyle açıldı içerisi karanlıktı iki yolcuda paladinin
peşinden kuleye girdi .Arkalarında gürültüyle kapanan kapıyı
bırakarak.
Ceyhun "Hangman" ALYEŞİL
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle