Hikaye

Emre "WaDe" CÖMERT

Kara Dünya - Savaş ve Kehanet (1. Bölüm)

           Her şey bir başkaldırışla başladı… Haksız yere işkence gören Viktor kara kaleden bir yolunu bulup kaçmıştır… Vampirler bu firarı göz ardı etmişlerdi. Kurtadam’lar teker teker firar ediyor ve ilk kacan viktorun emri altına giriyorlardı… Viktor kurtadamların bu büyük gücünün farkındaydı. Yıllar boyunca vampirlerin emiri altında ezilen bu güçlü ırkı kullanarak dünyaya hükmedeceğini anladı… Hükümettiğinde Vampirleri ortadan kaldıracak ve insanları köleleri olarak kullanacaktı… Yıllar ve firarlar birbirini kovaladı… Ve bir gündüz vakti Kara Kaleye kurtadamlar tarafından saldırıldı… Şaşırtıcıydı çünkü kurtadamlar ayışıgının etkisini üzerlerinden atmışlardı… Kendilerini kontrol edebiliyorlardı… Gündüz vakti olduğundan vampirler etkisiz kalmıslardı… Aksama kadar neredeyse tüm vampirler katledilmişti… Taki üç bilge vampir kalıncaya kadar…
Aksama kadar eski bir odada saklanmışlardı… Oda yüzlerce yıldır kullanılmıyordu. Heryerinden örümcek ağı ve kir akıyordu… Adeta günün her saati karanlık olması için tasarlanmıştı… Bilgelerden Friedrich odada telaşla dolaşırken eski bir kitabı buldu… Kitabı karıştırmaya başlayınca birdenbire sarsıldı ve;
-“Hey çabuk buraya gelin!” dedi arkadaşlarına… Tam dediği anda Viktorun önderliğinde bir kurtadam sürüsü odayı bastılar… Vampirler pervasızca Pencere bozması deliğe yöneldiler… Neyse ki hava kararmıştı. Kanatlarını açıp uçarken Viktor Sinirli bir şekilde arkalarından küfür ediyordu…
Yeteri kadar uzaklaştıklarını anladıklarında ev bozması bir yerin üzerine gelmişlerdi… Oraya iniş yaptılar. Percy Friedrich’e yönelerek ;
-“Nereden buldun o kitabı?” Dedi meraklı bir şekilde.
Fridhrich heyecanla ;”Üzeri cam bir sandıkanın içerisinde” dedi…
Üç bilge kitabı açıp okumaya başlamışlardı ve sayfalar ilerledikce dehşetleri dahada artıyordu… Kitabın ilk Vampir tarafından yazılan bir kehanet kitabı olduğunu anladılar… Kitapta vampirlerin bugüne kadar yaşadıkları her şey yazıyordu. Eksiksiz ve hatasız. Percy son sayfaları okurken sesi dahada garipsemişti ;
“Gün gelecek ırkım çok büyük bir yanlışa düşecek. Yönetiiği yaratıklara acımasızca davranacak… Buna birisi başkaldıracak ve himayeden kurtulacak… Onu görenler kurtuluşu seçecek ve ilk kaçanın yanına gidecek. Çok zaman geçecek aradan. Sonunda kendilerini yenilmez yapacaklar. Bir gündüz vakti Kara Kaleye saldıracaklar. Aksama kadar soyumun çoğunu öldürecekler… Ama üç bilge evladım onlaradan kurtulacak ve çalışacaklar. Çok çalışacaklar. Kurtadamlar kendilerini nasıl yenilmez hale getirdiyse onlarda kendi ırklarını yenilmez hale getirecek… Bunun için bir iksir bulacaklar. İksir sayesinde hem güneş ışığından etkilenmeyecek hem de kendilerini hayvanlaştıran kan duygusundan kurtulacaklar. Ama …”

Percy okumayı kesince friedrich sinirle ona :”Niye kesiyorsun okumayı?” diye sordu… Percy keskin bir bakış atarak kitabın son okuduğu sayfayı ona gösterdi… Sayfanın bir bölümü koparılmıştı… Ama altında bir şeyler yazıyordu…
“Aradan 204 yıl geçecek ve bir insanoğlu ırkımın Prensi olacak. O insanoğlunun yüreği, adaleti, cesareti sayesinde ırkım ve dünya kurtulacak… Dünyayı kurtaracak. Onun görevi bu olacak. O insanlarla işbirliği yaparak kendi ırkını ve insan ırkını kurtaracak… Ama bu konuda ona yardım edecek ve Bilmesi gereken en önemli şey…”
Kitap bitmemişti ama kitabın daha okunması gereken birçok yeri vardı… Kitabın eksik olan yerlerinde pençe izi gördüklerinde olayı anlamışlardı… Bir süre sessizlikten sonra Percy : “Galiba bu üç kişi biz oluyoruz. Arkadaşlar bu kehaneti gerçekleştirmemiz lazım gerçekleştirerek hem ırkımızı kurtarmamız hem de dünyaya yardım etmeliyiz. Sonra prensi bulup ona bütün olanları ve gerçekleri anlatırız onu en güçlü vampir yaparız onun sayesinde tekrardan Kara Kaleyi geriye alırız!”der… Diğer ikisinden de olumlu yönde sesler çıkınca çalışmalara başlarlar…
Yıllar yılları kovalar aradan 203 yıl geçmiş ve gereken iksiri bulmuşlardır. Bunu kendi üzerlerinde deneyerek kendilerini daha güçlü hale getirmişlerdir. Prensi bulduklarında ise onu ısıracak ve tüm yeteneklerini ona yükleyeceklerdi… Üçünün de güçleri eşitti… Taki o güne kadar. Belirsiz bir sebepten dolayı iksiri ilk deneyen Artos ölmüştü… üç ay boyunca bunu düşünen Percy ve friedrich bu ölüme bir mana verememişlerdir… Ve bir gecede Percy öldü… Friedrich lanetlendiklerini anlamıştı. ve bu lanet onları üç ay arayla öldürüyordu.
Çaresi kalmamıştı prensi aramaya başladı. Haftalar boyunca yollarda gezdi. Savasın tam 204. yılının gecesi Friedrich iyice kötülemişti. Köy bozması bir yere gelmişti hava daha yeni kararmaya başlamıştı… Orada bir çocuk görmüştü… Sıska ama sıkı duruşlu, uzun boylu bir çocuk. Arkası dönüktü. Yaşına göre heybetli bir görünüşü vardı. Ve yaşına göre biraz fazla gelişmişti… Aklına bir şey geldi. O buydu… Prensti.
Sessizce ona yaklaşırken çocuk onu fark etti. Arkasını dönerek Friedrich’e : “Acaba bir sorun mu var? Kötü görünüyorsunuz. Bir yardımım olur mu?” Diye sorar.
Ama Friedrich çok neşeli bir şekilde :” Hayır prensim 204 yıldır hiç bu kadar iyi olmamıştım… Sonunda sizi buldum ya efendim artık görevimi yerine getirdim… işte siz buradasınız dünyanın Prensi!” Der ve parlamış gözlerle çocuğa bakıyordu…
Çocuk karşısındakinin deli olduğunu sanarak ona temkinli bir sesle “Pardon ama ben prens değilim galiba yanlış yere geldiniz kusura bakmayın elimizde prens yok şu anda” Der. Friedrich aynı şeyleri söylemekte üsteleyince sinirlenir ve : “Kardeşim sen laftan anlamıyor musun kaskafalı mısın ? Ben prens değilim adım Emre ve hiç prens gibi görünmüyorum değimli bak başımda altın tacım yok!” Der Friedrich daha da heyecanlanarak “ Efendim bana zorluk çıkarmayın size kötü davranmak istemiyorum. Lütfen. Fazla zamanımız yok bana biraz yardımcı olun” derken Emre onun deli olduğunu düşünür ve oradan kaçmaya karar verir… Tam arkasını döndüğü anda adam gözünün önünde belirmiştir… Emre korkmaya başlamıştır… Friedrich daha boğuk bir sesle :” Efendim siz bizim son ümidimizsiniz” Der ve Emrenin üzerinde atlar… Emre onu üzerinden atamıyordur çünkü çok kuvvetli bir şekilde yere doğru itiliyordur. Friedrich Kesik kesik konuşmaya devam etti :” Siz olacaksınız insanların ve Vampirlerin kurtuluşu” diyerek Emreyi ısırır! Daha sonra doğrulur ve dişlerini bu sefer bileğine geçirir… Bu sırada emrenin suratında şaşmış ve kormuş bir ifade vardı. Friedrich bileklerinden akan kanı emrenin ağzına dökmeye başlar ve mırıldanır:
“Bütün geçmişimi al ve geleceğimizi kurtar.” Friedrich bu şekilde mırıldanırken kolundan akan kan miktarı azalmaya başlamıştır… Ve son bir damla damlamıştır… Friedrich gülümseyen bir ifadeyle sırtüstü yere yığılır ve vücudundan dumanlar çıkmaya başladı…
Bir süre Sonra Emre uyandığında aklındaki bilgileri onu şaşırtmaya başlamıştır cünkü biraz önce Friedrich ona kanını içirerek tüm bildiklerini ve güçlerini ona geçirmişti… Hafızasında hiç yaşamadığı olaylar belirmeye başlamıştır… Doğrulur etrafına bakınır ve içerisinden duman çıkan bir elbise görür. Elbisenin yanına gittiğinde biraz önce ona saçmalayan kişinin olduğunu anlamıştır… Hemen yanında bir kitap bulunmaktaydı… Kitabın üzerinde bazı şekiller gördü… Bu şekilleri hayatında daha önce hiç görmemişti ama o şekli okuyordu… Kitabın üzerinde :


Şekli vardı Emre okumaya başladığında burada
Kara Dünya
Yazdığını görür ve kitabı koltuğunun altına alarak eve doğru yürümeye başlar.



 

          Emre "WaDe" CÖMERT

Yorumlarınız:

Siz de bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Yorum ekle

 

 

 

 


 FrpNet Forum

 Bize Ulaşın

FrpNet Anket

Yeni Kitaplar

Siteiçi Arama

Yayınevleri

Linkler - Bağlantılar

Basında FrpNet

 

Ana Sayfa  |  Diyarlar  |  Bilgi  |  Yazılar  |  Forum  |  Galeri  |  Bize Ulaşın

Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır.           Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim