Hikaye

Alican "Ruthless Cantelina" KOZOĞLU

Kara Elf Taşı - Seçilmişler (1. Bölüm)

            Adam ayakta durmuş kendisini en rahat hissettiği ve her ayrıntısını bildiği yaşayan dev bir çam ağacının içine yapılmış oadayı,belki de bininci kez,gözleri ile tekrar taradı ve tekrar hayran kalmaklatan kendisini alamadı.Odanın duvarları,yani ağacın oyulmuş gövdesinin içi,ağacın zarar görmemesi elf kuyumcular tarafından işlenmiş bir madenle kaplanmıştı.Bu maden yüzünden duvarların rengi griydi.Bu da odanın aydınlatılması için tek bir meşaleyi yeterli kılıyordu(Oda yapılmadan önce elflerin ağaçla olan bir anlaşmaları vardı.Ateşi sadece ışık için kullanıcaklardı.Tabii ki bu gerçek bir ateş değildi ama yinede dikkatli olmaları gerekiyordu).Odada duvarların büyük bir kısmını kaplayan bir kitaplık ve geniş bir masa ile sandelye vardı.Kitaplıkta oda gibi yapım aşamasında ağaçtan oyulmuş ve aynı madenle kaplanmıştı.Masa ve sandelye ise mermerdendi.Masanın üzerine tüm masayı kaplayan bir harita çizilmiş ve her ayrıntı belirtilmişti.Bu Anitarician'ı gösteren belkide en detaylı haritaydı.
Gözleri yavaş yavaş odanın,diğerlerine göre,karanlık bölümüne kaydı.Havada duran obsidyenden yapılmış bir küreden yayılan koyu mavi bir ışık kürenin çevresini karartıyordu.Kürenin üzerinde örümcek ağı gibi duran gri rünler vardı.Rünlerde cılız gri bir ışıkla parlıyordu.Sanki küreyi sabit tutmak için uğraşıyorlardı.Adam ilk kez kürenin gölgesi olmadığını fark etti.Bu,zaten olan,merakını daha da arttırdı.Aslında odaya her gelişinde kürenin ne işe yaradığını düşünüp durmuştu.Ama ilk defa ona karşı böyle güçlü bir merak duygusu içini sarmıştı.Kürenin pürüzsüz yüzeyine dokunmak istiyordu.İradesi dışında bir adım attığından haberi yoktu...
          Tam o sırada kapı açıldı ve içeriye bir kadın girdi.Adam hemen dizlerinin üzerine çöktü ve başını yere doğru eğdi.Az önce yaptığı şeyden utanıyordu ve yüzü kızarmıştı.Yine de bu duygu bile kadının yarattığı güven duygusunu hissetmesini engellememişti.Adam kadının sadece ayaklarını,daha doğrusu elbisesinin eteklerini,görebilse de kadının nasıl olduğunu tahmin edebiliyordu.Uzun açık sarı saçları başının üzerinde toplanmıştı.Başında kristalden küçük bir taç vardı.Üzerindeki beyaz elbise kadının üzerine tam oturuyordu.Sırtı açıktı ve hafif bir dekoltesi vardı.Bunun dışında kol ağızları bir cüppenin ki gibi genişti.
          Kadın hafif adımlarla yürüdü dizlerinin üzerine çökmüş adamın,kendisininki gibi,uzun sarı saçlarını hafifçe okşadı.Eli yavaşça adamın başının yanından kayıp çenesinin altına geldi.Tek bir parmağı ile adamın çenesini kibarca kaldırıp gözlerini kendininkilerle birleştirdi.Kadının yüzünde masum bir tebessüm vardı...Adama doğrulmasını işaret etti bakışlarıyla.''Benim isteğim üzerine buraya,tekrar,gelmeniz beni çok memnun etti.,,dedi kadın melodik bir sesle.Bu ses adama uzun zamandır unuttuğu bir şeyi hatırlattı.Mutlu olmayı.
          ''Leydim,sizi tekrar görme şerefine eriştiğim için sevinçli olan benim.,,dedi doğruldu.Boyu kadından biraz uzundu.Kadından daha kilolu olduğu söylenemezdi.Toz ve kum saçlarının arasına dolmuş,onları kaskatı yapmıştı.Bu yüzden kadın saçlarını okşarken çekinmişti.Ama o sürekli yollardaydı.Kadında bunu biliyordu.
          ''Irkımız...,,kadın hafifçe ve isterik bir şekilde nefes aldı.Her ne kadar karşısında olan bu sözüne itiraz etmeyecek de olsa şu sıralar elfler arasında bu sözüne yüksek sesle karşı çıkanlar olmaktaydı.''Irkınız...,,diye düzeltti ''elf ırkı bir kaoso sürükleniyor,Ruthless.Eminim ki bunun farkındasınızdır.,,yutkundu''Bir dağılmanın eşiğindeyiz.Yaratılış'tan beri altı elf klanı arasındaki ilişkiler hiç bu kadar tehlikeli bir duruma gelmemişti...Veya gelmesi istenmemişti.Elfler alt ırklar gibi davranıyorlar.Hareketlerindeki barbarca tavır insan ve cücelerinkinden bile fazla.,,
          ''Doğu surunun kara elfler tarafından yıkılmasından bahsediyorsunuz.,,diye fikir yürüttü Ruthless.
          ''Ondan ve daha birçok olaydan.Olacaklardan.,,başını ellerinin arasına aldı ve gözlerini kapadı.Başındaki taç düşecek gibiydi.''Biliyorsun ben beşinci Naelf'im.Yani sondan bir öncesi.Beşinci yaratılan elf klanına itafen gönderildim.İki bin yıldır yaşıyorum.Ama benim zamanım azalıyor.,,.Gözlerini açtı ve adamın üzerinde sabitledi.''Seni nasıl görebiliyorsam,tanrımızı da görebiliyorum,sesini duyabiliyorum.Gözlerimi her kapayışımda.Bana yakında ona kavuşacağımı fısıldıyor.Ve...,,sözünü yarım bıraktı ve hıçkırmaya başladı.
Ruthless'sa onun ağladığını duymadı.Gözleri kürenin üzerinde takılmıştı ve büyülenmiş gibi monoton bir sesle konuşuyordu.''Ve Elf İmparatorluğu'nun son kraliçesi olacağını söylüyor.Altıncı Naelf yerine ölü bir elf geleceğini.Karanlığın İmparatorluğu içten saracağını.Yok oluşun Kara Elf Taşı'ndan geçeceğini.,,.Birden durdu.Kadının ağladığının farkına vardı.Burnunun ucunda duran kadının ağladığını nasıl fark etmediğini anlamıyordu.Koluna girdi ve kadını mermer sandalyeye oturttu.Kadın teşekkür ederim gibi bir şeyler mırıldandı.Tekrar güçlü gözüküyordu.''Leydi Gwyneth bu kehanetin gerçek olduğu anlamına mı geliyor?,,
          ''Tek başına böyle bir işareti çok ciddiye almazdım.Ama klanlar arasındaki kargaşa ve kehanetin ilk belirtilerinin en küçük ayrıntılarıyla ortaya çıkışı kehanete inanmama sebep oluyor.,,Sandalyeyi masaya yaklaştırdı ve eliyle Elf Ülkesi Cindellinar'ı buldu.Haritada da ülkenin doğu suru yıkılmıştı.''Kehanette söylenenlerden biride masanın canlanacağı ve gerçeklere uyacağıydı.Ki kara elflerin suru yıkmaları başlı başına kehanete dair bir işaretken.,,
         ''Benden ne yapmamı istiyorsunuz?,,diye sordu Ruthless.Hala şaşkınlığı üzerinden atamamıştı.Elf savaşçı titrediğini fark etti.Kadının dudaklarının arasından dökülecek sözcükler her ne olursa olsun onlara uyacaktı ama biraz da olsa korkmakta hakkı vardı.Gözleri tekrar küreye kaydı ve Gwyneth'in cevabını beklemeden''Bu Kara Elf Taşı,değil mi?,,diye sordu.
          ''O,ben tacımı ilk taktığımdan beri orada.Okuduğum kitaplardan sadece bu taşı betimliyor ve o betimlemede buna uyuyor.Yinede bu konuda bir şey söyleyemem.Öyle olmasını umalım.En azından kontrolümüz altında.Tabii kontrol edilebiliyorsa.,,dedi kadın.Masadan kalktı ve kitaplığa doğru yürüdü.Bir parmağını kitapların adları yazılı olan rafın alt kısmına koydu kitap adlarını parmağıyla takip etmeye başladı.Aradığı kitabı ne birinci ne de ikinci rafta bulamadı.Üçüncü rafta aradığı kitabı,yada ondan kalanları,bulup çıkardı.Masanı üzerine koydu.Kitap ilk dil olan Regkçe de yazılmıştı ve Ruthless yazılanların çoğunu anlamıyordu.Gwyneth'se yazılanların elfçesini rahatlıkla söylemeye başladı.''Kara Elf Taşı;Elflerin sonunu getirecek olduğuna inanılan ve büyüsü hakkında hiç bir bilgimiz olmayan bir küre.Kehanet hakkında şöyle der;'İyinin düşüşü ve taşın yardımıyla kötü uyanacak.İyinin ruhuna girecek ve mutlak yok oluş anına dek onu kontrol edecek.,Yine efsanelerde anlatıldığına göre siyah obsidyenden yapılma üzerini gümüşi rünlerle kaplı kürenin tek benzeri,bilinen tek benzeri,kontrolümüzün altında.,,diye okumayı bitirdi Gwyneth.''Tek yazılı belge bu.Tabii rahiplerdekileri saymazsak.,,
         ''Doğruluğundan emin misiniz?,,diye sordu Ruthless.Hala kehanetin gerçek olmadığına dair bir işaret arıyor öyle olduğunun ortaya çıkacağını umuyordu.Hayatında ilk kez korku ve endişe onu bu odada bulmuştu.Ellerini ellerini masanın kenarına koydu e gözlerini kapatıp kadının vereceği cevabı korkuyla beklemeye başladı.
        ''Emin değilim ama bunun aksini söyleyen tek bir tez var. O da kehaneti tamamen yalanlayan bir grup dindışıya ait.Onlara göre Kehanet ilk Naelf Reboimt tarafından ortaya atılmış bir deli saçmasından farksız.Reboimt bunu sadece Naelflere saygının arttırmak için yalan söylemiş.Bir Naelfin yalan söylediğine inanmak deli saçmasının kendisi.Kehanet şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğru olduğunu gösteriyor artık.Elf Yokolumu yakın.,,
         ''Peki benden ne yapmamı istiyorsunuz?,,bu sefer isteksizce söylemişti Ruthless çünkü duymak istediğinden emin değildi.
         ''Kehanet Cindellinar'daki her elfin öleceğini söylüyor.Fazlasını değil.Belki Cindellinar'da olmayan elflere bi şey olmayacak.Bunun için şehrin üçte ikisini yolluyorum.Geri kalmayı seçenlerse bir grup rahiple kehanetin gerçek olmadığına inanlar.Zaten kara elfler gittiler.Bende geri kalanları küçük gruplar halinde yolluyorum.Sizden de bu grupların en küçüğüne ve en özeline liderlik etmenizi isteyeceğim.Tabii bunu kabul ederseniz.,,dedi kadın.
         ''Ne zaman yola çıkılacak,leydi?,,
         ''Eğer hazırsanız onlar sizi doğu kapısında bekliyorlar.Hemen yola çıkabilirsiniz.,,
         ''Peki nereye gideceğiz?,,
         ''Tüm klanları farklı yerlere yolladım.Altınlar Haernleaf Ormanı'nda toplanıyorlar.Unicornlar topraklarını sonsuza dek onlarla paylaşabileceklerini söylediler.Gümüşler Mintardion Krallığı'na gidiyorlar.Güneş elflerinin çoğu burda kalıyor.Aşağı yukarı iki yüz tanesi ayrılmayı kabul etti.Ay elfleri ile cüce müttefiklerimizin yanına Eleanor Dağı'na gidiyorlar.Cücelerle beraber dağın üstüne bir krallık kuracaklar.Kara elflerinse nereye gittikleri hakkında şüphelerim var.,,derin bir nefes aldı''Bu grubu her klan yanına almak isterdi.Çünkü kehanetin pek bilinmeyen bir yönü var.Dört seçilmişin son Naelf'i yok edebileceklerini söylüyor.O yüzden bu grubu Edrilion şehrine gönderiyorum.Eğer düşündüğüm gibi olmazsa ve Naelf Cindellinar dışına çıkarsa onunla savaşmak için fazla bir yol katetmek gerekmez.,,
          ''Hemen yola çıkıyorum,leydim.,,dedi adam.Reverans yaptı ve kapıya döndü.
         ''Bir dakika Ruthless,size bir şey vermek istiyorum.,,dedi Gwyneth eli boynundaki kolyeye gitti.Kolyeyi çıkartıp adama uzattı.''Bunu almanızı istiyorum.,,Adam kolyeye baktı.Onun ne olduğunu anladığındaysa nefesini,duyulabilecek şekilde,tuttu.Bu Jaoch'tı.Kadına uzun bir yaşam sağlayan kolye buydu.Ama daha önce gördüğü zamanlardaki gibi parlamıyordu.''Artık benim işeme yaramayacak.Bu olsada olmasada ölümüm yakın.Çok yakın...Bunun sizde olması içimi rahatlatacak.,,
         Ruthless kolyeyi kadının elinden aldı ve başka bir şey söylemeden kapıdan çıktı.Gwyneth gözleri kapalı kendine kendine''Bu gece dört seçilmişte doğu kapısının önünde olacak,tanrım.Mantıksız ama sanırım senin seçilmişlerin arasında hiç bir zaman benzerlik olmayacak.,,dedi.
         Ve Gwyneth ile Ruthless Anitarician üzerinde bir daha karşılaşmadılar...
 

          Alican "Ruthless Cantelina" KOZOĞLU

 

Yorumlarınız:

Siz de bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Yorum ekle

 

 

 

 


 FrpNet Forum

 Bize Ulaşın

FrpNet Anket

Yeni Kitaplar

Siteiçi Arama

Yayınevleri

Linkler - Bağlantılar

Basında FrpNet

 

Ana Sayfa  |  Diyarlar  |  Bilgi  |  Yazılar  |  Forum  |  Galeri  |  Bize Ulaşın

Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır.           Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim