![]() |
||||
|
|
Hikaye İsmail "Raptor" Akabalı Dornia'nın Düşüşü
Ejderin
çığlığı tüm avluda yankılandı... Çığlık acı ya da kızgınlık için
değildi. Sadece acıkmış ve sıkılmıştı. İlgi çekmek istiyordu. Her
şeye rağmen o da bir canlıydı. Ne yapacağını düşünerek etrafına
bakındı. Gözleri dostunu -sahip ona yabancı bir kelimeydi o ve insan
sadece arkadaşlardı o insanı taşırdı insanda onu beslerdi- aradı.
Bulamayınca gözleri yakındaki gri büyücüye takıldı. Büyücü iyi
biriydi. Biraz garipti ama iyiydi. Dostu ve onun dostlarına set ve
acımasız davranıyordu. Ama ejderle iyi geçiniyorlardı. Büyücü bir
keresinde ejdere özel bir büyü şovu bile yapmıştı. Sıkılmış ejder
beki onunla oynar umudu ile büyücüye bir rüzgar dalgası gönderdi.
Büyücü hala aynı yerde duruyordu. Esinti onu etkilememişti bile.
Sanki içinden geçmişti. Bu arada büyücü de ejderin sıkkınlığını ve
yaptığını görmüş onun yanına doğru gidiyordu. Büyücünün tepkisini
tahmin edemiyordu. Gülebilirdi ya da kızabilirdi. Sabırsızlıkla
bekledi merak ediyordu. Neden etkilenmemişti. Büyücü elini ejderin
başına koydu. Hızlı ve kimseye göstermeden bir rün çizdi. Ejder
içine akan büyü ile kanatlarını açtı. Ejder anlayamıyordu. Acı, güç,
insan, ve insanlığın dışındaki bir şeyler. Sonra anladı. Başını
eğdi. Üzülmesi mi yoksa sevinmesi mi gerekiyor anlayamadı. Büyücü
gülümsedi. Gri cüppe olmayan bir esinti ile titredi. Büyücü ejderin
kulağına birkaç söz mırıldandı. Ejder büyüyü anladı. İtaat etti.
Büyücünün ağzından çıkan sözler gözlerinin önünde maddeleşti.
Sakinleşti. Her şeyi unuttu. Ejder yüzünde bir gülümseme ile
kafasını yere dayadı... Büyücü bikaç
saatlik kaybolmanın ardından elinde 1 haftalık yiyecek stokuyla
dönmüştü. Guruptakiler şaşkınlık içinde. Yiyeceklerin gerçek -ya da
zehirli- olup olmadığını kontrol etmek için garip deneyler yaptılar.
Gerçektiler -ve zehirsiz-... Uyandığında
dostları başındaydı. Soru soran gözlerle onlara baktı. Onlarında
aynı şaşkın ifadeyle kendine baktığını görünce bir şey söylemedi.
Gözeri odayı taradı. Sade ama bakımlı bir odaydı. Penceresi
olmamasına rağmen garip bir şekilde aydınlıktı. Ama yer eşyaların
gölgeleriyle doluydu. Gölgelere bakarak ışığın yerini görmeye
çalıştı ama gölgelerin sürekli yer değiştirdiklerini fark etti.
Afallamıştı. Odayı biraz daha inceledi. Odanın bir kapısı yoktu.
Dört yatak ve üstü yiyeceklerle dolu bir masa vardı sadece. Açtı.
Ayağa kalktı. Masaya yöneldi. Bir meyveyi aldı. Isırdı. Damak tadı
gelişmiş olduğu için hemen tadını aldı. Ona şaşkın şaşkın bakan
arkadaşlarına döndü. "Merak etmeyin bize zarar vermeyecekler. Ama şu
anda bizi serbestte bırakmayacaklar. Şu anda Dornia sarayındayız ben
iletmemiz gereken malı teslim ettim. Ama şu anda Dornia saldırı
altında bu nedenle bir şey yapamayız. Masadakiler taze ve olabilecek
en iyi kalitedeler. Gelin ve yiyin." Arkadaşları ona şaşkın şaşkın
bakıyorlardı. Kahkaha attı. Birden odanın köşesindeki kırmızı
cüppeli bir adam gözüne çarptı. Bir anda ortaya çıkmıştı. Adama
baktı. Gri büyücü gibi cüppesine tamamen sarınmıştı ama bir farkla
bunun yüzü gözüküyordu. Kukuletanın altında genç bir kadın yüzü
gördü. Kadının yüzü asıktı neredeyse ağlıyor bile denebilirdi. Argh
kadına doğru bir adım attı. Doran kötü bir şey yapmasını engellemek
için harekete geçti. Argh hızla kadına yaklaştı elini tuttu. Teselli
eder ve hüznünü paylaşır bir şekilde. "Ne oldu hanımefendi. Sizi bu
kadar üzen olay nedir?" Kadın sanki yere yığılacakmış gibi bir
sallandı. Sonra kendini toparladı. Ağlamaklı bir sesle. "Dornia...
Düştü...." Ateş
büyücüleri tarafından yüzyıllardır korunan, kırmızı özel bir taştan
yapılmış şafak vakti güneş gibi parlayan ozanların şiirlerinde
güzelliğine imrenilen Denanmor'un neredeyse en güçlü kalesi
düşmüştü. Ama nasıl. Ne tür bir güç büyücüleri yenmişti. Dris tarih
bilgisini gözden geçirdi. Büyücüler savaşı yüzyıllar önce bitmişti.
Tekrar başlaması da imkansızdı. Büyücüler yeni bir çağ açılana kadar
savaşmayı bırakacaklarını söylemişlerdi. Acaba yeni bir çağ mı
başlamıştı? İçini kemiren bu soruları hiç düşünmeden dile getirdi.
"Nasıl yeni bir büyücüler savaşı mı? Hiçbir insan gücü Dornia'yı ele
geçirmeye yetmez..." Kadın eliyle ıslanmış yanaklarını sildi.
Titreyen bir sese "Hayır büyücüler yeni bir çağa kadar savaşmayı
bıraktılar. Başka bir şey yeni bir şey saldırıyor. Golemler
uyandı..." Yıkılacakmış gibi sallandı. Ama sonra hemen duruşunu
dikleştirdi. Boğazını temizledi. "Ama bunlar sizi ilgilendirmez ben
size ücretinizi verip buradan çıkarmak için geldim." Cüppesinin için İsmail "Raptor" Akabalı
|
|
||
|
Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır. Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim |
||||