Hikaye

Neslihan "Liljestin" BAŞAK

Deneme

     Paket taşlı ,upuzun sokakta kimsecikler yok. Sabahın tatlı ışıkları sislerin ardından telaşla nemli kaldırımlara vurmaya çalışıyor.

     Diabolia , kısa bitişik nizam evleri, sıkısıkı kapanmış tahta panjurlu derin pencereleri, havadaki garip boğucu nem kokusuyla sadece garip, eksik bir tablodan farksız görünüyordu yine.

     Sabahları avuçlarımın kuruluğu beni çok rahatsız ederdi çocukluğumdan beri ama bugün daha da kuru... Sürekli su içmek, kafamı at yalağına sokup sonsuza kadar su içmek istiyorum.

     Dün gece fazla şarap içmiş olmalıyım sanırım, sisli havanın silik güneş ışıkları bile göz bebeklerimi yakmaya yetiyor.

     Bu halime rağmen bugün, hayatımda hiç olmadığım kadar dinç hissediyorum kendimi.

     İşte Lord.... Barovis'in Hanı tam karşımda havanın gittikçe aydınlanması midemi bulandırmaya başladı. Şarap fena bozmuş midemi sanırım.

     Bu arada hancıya Lord denilmesine bakmamak lazım, Lordlukla uzaktan yakından alakası yoktur. Kendisi şişman, pembe asık suratlı aksi adamın tekidir. Aynı zamanda çingene olduğu da söylenir. Garip hikayelerle çocukları korkutmaktan öyle zevk alır ki, ağlayan çocukların burnunun dibine girip anıra anıra kahkaha atar.

     Ama herşeye rağmen ondan iyi şarap yapan yoktur.

     Garip... İçerisi bomboş.
Halbuki bu saatte en azından sabah üzüm hasatını tamamlamış birkaç köylü kahvaltı yapıyor olmalıydı.
Kapıda açık...

     -Hey Sen!

     Arkamdan gelen bu tanıdık sesle irkildim. Arkamı döndüğümde Lord'un muhafızlarından biri olduğunu miğferindeki kurt pençesinden anlamak çok kolay oldu.

     Yüzümde saygılı bir gülümsemeyle eğildim.

     -Efendim ben buralıyım size yardımcı olabilir miyim ac...


     -Kapa çeneni kadın! Yakalayın.!

     Ne olduğunu anlamadığım bir sebepten dolayı kollarımdan tutan iki iri yarı muhafız kafama bir çuval geçirerek at olduğunu umduğum bir hayvanın sırtına bindirdi. Uzun engebeli ve sessiz bir yolculuğun ardından kafamdaki çuvalı bir zindanda çıkarttılar.

     Açıkçası Lordun muhafızlarına soru sormanın intihar olduğunu bütün Diabolia'lılar bilirdi. Fakat bu can sıkıcı tutsaklık ve bu kez gerçekten herhangi bir suçum olmadığından dolayı sinirlendiğimi farkettim.

     Zindan o kadar pis ve o kadar nemliydi ki ellerimin kuruluğunun geçmiş olması sevindirici ama gereksiz bir gelişme oldu.

     Birden, aslında herşeyden öte ölümcül bir susuzluk hissettiğimi farkettim. Şarap yine yapacağını yapmıştı...

     -Heey Nöbetçi! Bana su ver yoksa cesedimle başbaşa kalabilirsin dostum!

     -Su mu? Aahahahahahahahahah!!! Senin gibi bir ucubenin sudan fazlasına ihtiyacı olmalı... Hahahahahaha.

     Yanıma gelen nöbetçi yüzüme nefretle bakarken ağzından dökülen bu saçma sapan kelimeler umurumda değildi. Büyük bir sinirle başıma giren korkunç ağrı ve delirten susuzluk adamı oracıkta boğmam için yeterli sebeplerdi.

     Sesimin sakin ve kısık olmasına rağmen az sonra adama ne söylediğimi duymadığım halde adam bana bir bakraçta garip bir sıvı getirdi.

     O süre boyunca hiçbir şey duymadım. Sadece kararan etrafı ve dudaklarıma değen ılık ve nefis sıvının susuzluğumu geçirmesinin keyfini hatırlıyorum.

     Sanırım uyumuşum. Etraftan gelen çığlıklar ve garip ışıklar zindanın küçük penceresinden taşlara vuruyordu. Aniden fırladım. Zindanın kapısı ardına kadar açık olmasına rağmen, etrafa baktığımda gördüğüm manzara beni hiç de mutlu etmedi. Üstelik etrafta kokan güzel kokunun ani başımı döndürmesi bile, yerde yatan paramparça cesetlere basmamam gerektiğini unutturmadı.

     Dışarı çıktığımda etrafta koşan kadınlar ve yangınlarla irkildim. Bu cehennem de nedir?

     Kolumun acısıyla sol tarafa çekildim. Karanlık sokak arasında burnumun dibinde soluyan pelerinli bir adam bana susmam gerektiğini söyler gibi bakıyordu.

     -Sessiz ol... Yoksa Ölürsün!

 

          Neslihan "Liljestin" BAŞAK

Yorumlarınız:

Siz de bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Yorum ekle

 

 

 

 


 FrpNet Forum

 Bize Ulaşın

FrpNet Anket

Yeni Kitaplar

Siteiçi Arama

Yayınevleri

Linkler - Bağlantılar

Basında FrpNet

 

Ana Sayfa  |  Diyarlar  |  Bilgi  |  Yazılar  |  Forum  |  Galeri  |  Bize Ulaşın

Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır.           Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim