Bokumena:
--Şimdi, sizlere bütün TANRIAĞAÇ'ların huzurunda görevinizi
söyleyeceğim.
İyice kulak verin sözlerime.
Buradan ayrıldığınızda,
Hiç vakit kaybetmeden,
SNADOKO'yu (Yılanlar tanrısı) bulacaksınız.
Ona: "Bokumena selam söyler ve emanetini ister," deyin.
Vereceği şeyi aldıktan sonra,
İşte ondan sonra; görevinizin en çetin kısmı başlayacak.
Ondan sonra, ilahi kişi, seçilmiş kişi olacak.
Çünkü o, CHİTENG'i bulma şerefine erişecek!
O o'nu seçti. Ve O, ona layık olduğunu gösterecek.
Ve sen, yüce Aluva:
Sen, hiçbir TANRI'nın ya da TANRIAĞAÇ'ın erişemediği bir konuma
erişeceksin.
Hatta! Seçilmiş kişi'nin bile erişemediği!
Aluva.
--SNADAKO'yu nerde bulacağız?
--Yılanlarvadisi'nde SNADOÇİ (SNADAKO'nun ulağı) sizi bulacak.
Alper:
--Buradan nasıl çıkacağız?
--BUKOÇİ (TANRIAĞAÇ'ların ulağı) sizi çıkaracak.
BOKUMENA bunları söyler söylemez, ortaya, bir buçuk-iki metre
boyunda ipince,
Donuk donuk parlayan, masmavi, dala benzeyen bir şey onlara doğru
süzüldü.
Ve tam önlerinde, havada durdu.
BOKUMENA:
--O BOKUÇİ'dir.
Ona binmeniz, buradan çıkmanız için yeter.
Aluva, sağ dizini yere koydu (bunu yaparken başı dik, göğsü
ilerideydi) ve:
--Sizleri selamlarım yüce TANRIAĞAÇ'lar.
Aynı şeyi Alper'de yaptı, ve BUKOÇİ'ye bindiler.
Devam Edecek...
Eylem Yurtsever
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle