Yaşlı adam:
--Yaşlı ağaçtan birlikte öğreneceğiz
--Şimdi mi?
--Elbette.
Birlikte yaşlı ağacın yanına gittiler.
Yaşlı ağaç ansızın irkildi.
Eğildi ve:
--Seni selamlarım, bilge Aluva.
Seni de, ilahi kişi.
Kardeşlerim, senden çok hoşnut olduğumuzu söylememi söylediler.
Neyse, sizden istediğimiz şeyi söylemeliyim.
Dediklerimize harfi harfine uyulmalı.
--Sizi dinlemekteyiz ulu ağaç.
--Öyleyse, vakit geçirmeden, bu ormanı ateşe vereceksiniz, ve…
--Siz ne diyorsunuz!
--Evet, ateşe vereceksiniz.
--Ama!
--Bu gerekli.
--Ya siz?
--Görevimizi yapmış olmanın mutluluğuyla öleceğiz, hepsi bu.
Şimdi beni dinleyin:
Ormanı yaktıktan sonra ateşin içine gireceksiniz ikinizde.
Sadece yürüyün.
Ateşten çıktığınızda sizden başka hiç kimsenin görmediği
Ve asla da göremeyeceği bir yere girmiş olacaksınız.
Hepsi bu.
Bir an önce işe başlamalısınız.
Devam Edecek...
Eylem Yurtsever
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle