--Senden İLAHİ KİŞİ,
senden bu evrenin kaderini belirleyecek bir şey istemeye geldim
buraya.
--Nasıl yani!?
--Baban ölmeden önce bana bir miras bırakmıştı,
Bir giz!
Evet.
Babanın bana bıraktığı tek şey, iki cümleydi ama,
Derilere yazılmış o milyonlarca harf yığınından çok daha önemliydi.
Gizi sana, on beş yaşına gelince söylememi istemişti.
Ve sen İLAHİ KİŞİ, SEÇİLMİŞ KİŞİSİN.
Baban, bu gerçeği
Annen öldüğünde fark etmişti.
Ama O, sezgilerini hiçe saydı ve,
Hiç bir şey olmamış gibi davrandı.
Bu da, hayatının hatası oldu.
--Ne dediğinize ilişkin tek anladığım şey, babamı çok iyi
tanıdığınızdır.
Ama bu seçilmiş kişi de ne oluyor?
Zaten ailemin tümü seçilmiş değil mi?
--Seçilmişle ilahi arasında çok fark vardır Alper.
İlahi, kutsal demektir.
Seçilmiş ise, bir görevi yapması için bir sürü insan arasından
Uygun görülmüş kişi ya da kişilerdir.
--Ama bir bakıma, biz, ailecek seçilmiş değil miyiz?
Bildiğim kadarıyla bizi en yaşlı ağaç seçmiş.
--Evet, bir bakıma.
Ağaç sizi niye seçti biliyor musun?
--Onlara bakmamız için.
--Onlara alelade bir aile de bakabilirdi pekala.
Hayır Alper, yaşlı ağaç,
Çok daha önemli bir görev için seçti sizi.
Daha doğrusu seni.
Bu görevi, evrende tek yapabilecek olan kişi sen olduğun için seçti
seni.
--Hangi görevden söz ediyorsunuz?
devam edecek...
Eylem Yurtsever
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle