SNADOKO:
--Evet…
emanet…
onu sizlere vereceğim ama önce söylediklerimi dinlemelisiniz:
size vereceğim bu tılsımı, CHİTENG’e
(Tanrıların babası.
“baba” bir saygı ifadesinden başka bir şey değildir.
Zira tanrılar cinsiyetsizdirler.
CHİTENg, tanrıların kralıdır.
Çünkü, CHİTENG dışında her tanrı,
Sadece sorumlu olduğu varlıklar aracılığıyla görür evreni.
Ağaçların olmadığı bir yeri, TANRIAĞAÇ’lar göremez….
Halbu ki CHİTENG, tüm evreni görebilir.
Çünkü O, özel bir sorumluluk almamıştır.
Bir bakıma tüm kainattan sorumludur.)
ulaşmak için kullanabileceksiniz yalnızca.
O’na ulaştığınızda her hareketinizin çok önemli olduğunu unutmayın,
dedi ve ansızın, Alper’in ellerinde,
İpek bir şeride asılmış, bir kafa şeklinde,
Üzerinde birçok karmaşık çizgi olan, çok büyük bir madalyon belirdi.
Madalyonun boyu, yaklaşık olarak, yüz-yüz elli santimdi.
Alper, madalyonu ters çevirdi.
Öbür yüzünde, helezon şeklinde çizgiler vardı.
En içte de, aksakallı bir adamın yüzü işlenmişti.
Yüzün ayrıntıları, tek kelimeyle harikuladeydi.
Madalyon altından yapılmıştı.
Ancak, üzerindeki çizgiler gümüştü.
Alper:
--Cüretimi bağışlayın, lakin size bir şey soracağım.
--Elbette sorabilirsin.
--Bu madalyon neden bana verildi?
--Zira, YOGETAN (Kehanet tanrısı) seni seçti.
Alper:
--Kehanet, tam olarak ne diyor?
SNADOKO boğazını temizledi ve:
Devam Edecek...
Eylem Yurtsever
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle