İnci hemen paketi cebine attı.
Havaya baktığında, orada bir güvercin olduğunu gösteren hiçbir iz
yoktu.
Eve geldiklerinde, İnci hemen odasına gitti.
Paketi açtı.
İçinden bir madalyon çıktı.
Yuvarlak bir madalyondu.
Üstüne gümüş tellerle bir kartal işlenmişti.
Madalyon, altın bir zincire asılmıştı.
İnci, madalyonu açtı.
İçinden bir kağıt çıktı.
Kağıtta: "üç dilek dile." Yazıyordu.
İnci şaşırmıştı.
Bu, kesinlikle bir şaka olamazdı.
Hiçbir güvercinin üç başı olamazdı ki!
Hem bu güvercinin altı gözü de maviydi.
Acaba, O bunu hak etmek için ne yapmıştı?
Ne dileseydi acaba?
Adeta kafası durmuştu.
O, memnundu hayatından.
Elindekilerle mutlu olmasını öğrenmişti.
Kararını vermişti.
Hiçbir şey dilemeyecekti.
Ama, madalyonu her zaman boynunda taşıyacaktı.
Üzerindeki kartalı çok beğenmişti çünkü.
SON.
Eylem Yurtsever
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle