Makale

Dağhan "DrunkDevil" KABAN

Sis ve Avcı

     İnsanlari uyardik ama aldigimiz tek tepki bize gülmeleriydi.Önce ortalıkta dolaşıp boş boş konusan rahiplerdik onlar için sonra ise birer haydut olarak gördüler bizi.Sahte tarikatlarina adam kazandirmaya çalisan sahte ermislerdik insanlar için.Ilk kaçanlar budistler oldu.Kendilerini daglarin sessiz zirvelerine attilar.Orda gizlice shaolin kung-fu\'sunu gelistirdiler.Son derece disiplinli bir askeri birlik oldular.Insanlar için budist rahipler sadece turistler için eglenceydi ve bizde öyle görünmesinden memnunduk.Bizde durmadan çalistik ve zaman zaman karanligin yaratiklarina karsi savastik.Insanlar bizi hiçbir zaman bilmediler ve geceleri sokaklarda duyduklari garip seslere aldirmadilar.Fakat biz ödüllendirilmememize ragmen yilmadik ve taviz vermedik.Birgün birinin karanliktan dogacagini ve dünyanin yikimini elinde tutacagini biliyorduk ve o zaman biz yikimi canlarimiz pahasina engellemek için orada olacaktik.Yillar birbirini kovaladi ve biz büyük gizlilik içinde çalismalarimizi sürdürdük.Insanlar teknoloji denilen lanetin pesinde silah gücünü sürekli gelistirsede biz kiyamet savasi geldiginde atesli silahlarin bir ise yaramayacagini biliyor ve insanlarin ilkel bulduklari kiliç,mizrak gibi silahlarda uzmanlasiyorduk.Zamanla bir kismimiz bu organize gücü suç örgütüne çevirmeye çalisti.Önceleri bunu siddetle yasakladik fakat sonuç kendi aramizda kiyasiya bir savas oldu.Sonunda yasaktan vazgeçtik ve küçük gruplasmalara ve çetelere izin verdik.



    Zaten umrumuzda olan tek sey günü geldiginde birarada olmakti.Ve bu ugurda birkaç sivilin ölümü bizim için birsey ifade etmiyordu.Zamanla büyüyü kesfettik ve kendimizi gelistirmeye çalistik.Her avci büyü çalisti fakat bizim bildigimiz yeraltindaki lavralardan bile azdi.Genede bizim için bir silahti.Ve kullanmaya degerdi.



    Büyüyü bizden baska kesfedenlerde olmustu.Karanligin güç demek oldugunu ögrendiler.Ve karanlık üzerimizde sürekli yükseldi.Hiçbirşey yapamadık.Doğrusunu söylemek gerekirse bir avuç şarlatanın bizden daha iyi imgeler yaratması umrumuzda değildi.Bu bizim en ölümcül hatamız oldu.Çünkü aralarından bizim "karabüyücü" olarak andığımız bir tanesi gücünü inanılmaz sınırlara ulaştırdı.Ve sürekli daha fazlasını istedi.O kadar gizli çalışmıştıki herkesden ve herşeyden haberdar olan biz avcılar bile farkedemedik onu.Sonunda karanlığa ulaştı ve onlarla bir anlaşma yaptı.Yeraltı dünyasından gerçek dünyaya geçişi sağlayacak kapıyı açmaya karşılık her dileğinin gerçekleştirilmesiydi arzusu.Karanlık karabüyücüyü kandırdı ve ona son ana kadar tatlı sözler söyledi.Fakat kapı açıldığında dünya için tehlike teşkil etmesine rağmen karabüyücüye avcılar bile acıdı.Keşke herşey burada kalsaydı.İblisler ve gölgeler akın akın kapıdan dışarı fırladılar.Fakat aldıkları tek şey ateş kusan silahlardan gelen ölümdü.İnsanlar büyük kayıplar verdiler ama düşmanlarının yapısını ve nasıl yeneceklerini anlamakta zorlanmadılar.Sonuç yeraltının piyonları için felaketti fakat iblis lordları bunu umursamadı.Zaten amaçları düşmanın gücünü ölçmekti.Biz ilk savaşa katılmadık çünkü sıramız gelmemişti.Kıyamet gelmemişti.

    İblis lordları uzun süre(insanlar için yüzlerce yıl fakat yeraltında zaman daha yavaş akar)büyü çalıştılar.Karabüyücünün bedeninin ve ruhunun posasındaki bütün dünyayı emdiler ve kendi büyüleriyle birleştirdiler.Ve sonunda başardılar.

    Kıyamet gününü hala hatırlıyorum.Önce o kesif sis sardı etrafı.Ardındanda dört bir yandan karanlığın yaratıkları püskürdü.İnsanlar önceki savaştan buna hazırdılar.Düzeltiyorum hazır olduklarını sanıyorlardı.Fakar ateş kusan sopaların tetiklerine bastıklarında onların çalışmadığını gördüler.Dağlar büyüklüğündeki tankları kıpırdamadı.Teknolojinin hiçbir aracı çalışmadı.İnsanlar koyunlar gibi katledildiler.İblis lordları zaferinin ilan etti

    Ve o zaman bizim sıramız geldi.Bütün avcılar saklandıkları deliklerden çıktı ve kıran kırana çarpışmalar başladı.Sağ kalan bütün insanlar bize katıldılar.İlkel atalarımız gibi göğüs göğüse çarpıştık.Öldük öldürdük.Yaşamak için savaştık.Kazanamasak bile birgün kehanet gerçekleşecekti bunu biliyorduk ve kanımızda umudun güçlü afrodizyak etkisi dolanıyordu.Ölülerimizin yüzünde bile huzurlu bir gülümseme vardı.

    Tam 20 yıl oldu.Kıyamet savaşı başladığında ben daha 20li yaşlarımın civarındaydım.Savaş hala bitmedi.Ben belki bugün yada yarın savaş alanında düşüp öleceğim ama biliyorumki bir başka avcı üzerimden aşacak ve düşmana saldıracak.Ve ben yüzümde huzurlu bir gülümseme ile yeri kucaklayacağım.





Urastarin Brendmyst

Silah ustası

Par taranmit kütüphanesi-Kıyamet savaşı kronolojisi



Kehanet:

Karanlık aydınlığa dönüştüğünde

Bir hain aslında bir yoldaş

Kanını düşman dostuna sunduğunda

Dönecek tanrılar yeryüzüne

Uyanacaklar uzun uykularından

Dünyayı yaratma yada yoketme gücü

Geçecek nefretin eline!!!!!!!!!!




     Dağhan "DrunkDevil" KABAN

Yorumlarınız:

Siz de bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Yorum ekle

 

 

 

 


 FrpNet Forum

 Bize Ulaşın

FrpNet Anket

Yeni Kitaplar

Siteiçi Arama

Yayınevleri

Linkler - Bağlantılar

Basında FrpNet

 

Ana Sayfa  |  Diyarlar  |  Bilgi  |  Yazılar  |  Forum  |  Galeri  |  Bize Ulaşın

Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır.           Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim