İnsanlari
uyardik ama aldigimiz tek tepki bize gülmeleriydi.Önce ortalıkta
dolaşıp boş boş konusan rahiplerdik onlar için sonra ise birer
haydut olarak gördüler bizi.Sahte tarikatlarina adam kazandirmaya
çalisan sahte ermislerdik insanlar için.Ilk kaçanlar budistler
oldu.Kendilerini daglarin sessiz zirvelerine attilar.Orda gizlice
shaolin kung-fu\'sunu gelistirdiler.Son derece disiplinli bir askeri
birlik oldular.Insanlar için budist rahipler sadece turistler için
eglenceydi ve bizde öyle görünmesinden memnunduk.Bizde durmadan
çalistik ve zaman zaman karanligin yaratiklarina karsi savastik.Insanlar
bizi hiçbir zaman bilmediler ve geceleri sokaklarda duyduklari garip
seslere aldirmadilar.Fakat biz ödüllendirilmememize ragmen yilmadik
ve taviz vermedik.Birgün birinin karanliktan dogacagini ve dünyanin
yikimini elinde tutacagini biliyorduk ve o zaman biz yikimi
canlarimiz pahasina engellemek için orada olacaktik.Yillar birbirini
kovaladi ve biz büyük gizlilik içinde çalismalarimizi sürdürdük.Insanlar
teknoloji denilen lanetin pesinde silah gücünü sürekli gelistirsede
biz kiyamet savasi geldiginde atesli silahlarin bir ise
yaramayacagini biliyor ve insanlarin ilkel bulduklari kiliç,mizrak
gibi silahlarda uzmanlasiyorduk.Zamanla bir kismimiz bu organize
gücü suç örgütüne çevirmeye çalisti.Önceleri bunu siddetle
yasakladik fakat sonuç kendi aramizda kiyasiya bir savas
oldu.Sonunda yasaktan vazgeçtik ve küçük gruplasmalara ve çetelere
izin verdik.
Zaten umrumuzda olan tek sey günü geldiginde birarada olmakti.Ve
bu ugurda birkaç sivilin ölümü bizim için birsey ifade
etmiyordu.Zamanla büyüyü kesfettik ve kendimizi gelistirmeye
çalistik.Her avci büyü çalisti fakat bizim bildigimiz yeraltindaki
lavralardan bile azdi.Genede bizim için bir silahti.Ve kullanmaya
degerdi.
Büyüyü bizden baska kesfedenlerde olmustu.Karanligin güç
demek oldugunu ögrendiler.Ve karanlık üzerimizde sürekli yükseldi.Hiçbirşey
yapamadık.Doğrusunu söylemek gerekirse bir avuç şarlatanın bizden
daha iyi imgeler yaratması umrumuzda değildi.Bu bizim en ölümcül
hatamız oldu.Çünkü aralarından bizim "karabüyücü" olarak andığımız
bir tanesi gücünü inanılmaz sınırlara ulaştırdı.Ve sürekli daha
fazlasını istedi.O kadar gizli çalışmıştıki herkesden ve herşeyden
haberdar olan biz avcılar bile farkedemedik onu.Sonunda karanlığa
ulaştı ve onlarla bir anlaşma yaptı.Yeraltı dünyasından gerçek
dünyaya geçişi sağlayacak kapıyı açmaya karşılık her dileğinin
gerçekleştirilmesiydi arzusu.Karanlık karabüyücüyü kandırdı ve ona
son ana kadar tatlı sözler söyledi.Fakat kapı açıldığında dünya için
tehlike teşkil etmesine rağmen karabüyücüye avcılar bile acıdı.Keşke
herşey burada kalsaydı.İblisler ve gölgeler akın akın kapıdan dışarı
fırladılar.Fakat aldıkları tek şey ateş kusan silahlardan gelen
ölümdü.İnsanlar büyük kayıplar verdiler ama düşmanlarının yapısını
ve nasıl yeneceklerini anlamakta zorlanmadılar.Sonuç yeraltının
piyonları için felaketti fakat iblis lordları bunu umursamadı.Zaten
amaçları düşmanın gücünü ölçmekti.Biz ilk savaşa katılmadık çünkü
sıramız gelmemişti.Kıyamet gelmemişti.
İblis lordları uzun süre(insanlar için yüzlerce yıl fakat
yeraltında zaman daha yavaş akar)büyü çalıştılar.Karabüyücünün
bedeninin ve ruhunun posasındaki bütün dünyayı emdiler ve kendi
büyüleriyle birleştirdiler.Ve sonunda başardılar.
Kıyamet gününü hala hatırlıyorum.Önce o kesif sis sardı
etrafı.Ardındanda dört bir yandan karanlığın yaratıkları
püskürdü.İnsanlar önceki savaştan buna hazırdılar.Düzeltiyorum hazır
olduklarını sanıyorlardı.Fakar ateş kusan sopaların tetiklerine
bastıklarında onların çalışmadığını gördüler.Dağlar büyüklüğündeki
tankları kıpırdamadı.Teknolojinin hiçbir aracı çalışmadı.İnsanlar
koyunlar gibi katledildiler.İblis lordları zaferinin ilan etti
Ve o zaman bizim sıramız geldi.Bütün avcılar saklandıkları
deliklerden çıktı ve kıran kırana çarpışmalar başladı.Sağ kalan
bütün insanlar bize katıldılar.İlkel atalarımız gibi göğüs göğüse
çarpıştık.Öldük öldürdük.Yaşamak için savaştık.Kazanamasak bile
birgün kehanet gerçekleşecekti bunu biliyorduk ve kanımızda umudun
güçlü afrodizyak etkisi dolanıyordu.Ölülerimizin yüzünde bile
huzurlu bir gülümseme vardı.
Tam 20 yıl oldu.Kıyamet savaşı başladığında ben daha 20li
yaşlarımın civarındaydım.Savaş hala bitmedi.Ben belki bugün yada
yarın savaş alanında düşüp öleceğim ama biliyorumki bir başka avcı
üzerimden aşacak ve düşmana saldıracak.Ve ben yüzümde huzurlu bir
gülümseme ile yeri kucaklayacağım.
Urastarin Brendmyst
Silah ustası
Par taranmit kütüphanesi-Kıyamet savaşı kronolojisi
Kehanet:
Karanlık aydınlığa dönüştüğünde
Bir hain aslında bir yoldaş
Kanını düşman dostuna sunduğunda
Dönecek tanrılar yeryüzüne
Uyanacaklar uzun uykularından
Dünyayı yaratma yada yoketme gücü
Geçecek nefretin eline!!!!!!!!!!
Dağhan "DrunkDevil" KABAN
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle