Ormanda
yürüyerek ve sessizlik içinde geçen yolculukları büyücüyü eski bir
dostunun yanına getirmişti, gerçi o bunu başından beri biliyor ve
bekliyordu ama yine şüpheciliği hala onunla beraberdi tıpkı yeni
edindiği yol arkadaşları gibi....
Günün hangi vaktinde olduklarını sadece tahmin edebiliyorlardı ağaç
kralla beraber kadim ormanın içinde bir süre yol almışlardı.
Attıkları her adımla görüş biraz daha kısılıyor, etrafları karanlık
bir sisle örtülüyordu. Yürüdükleri yol iki buçuk üç metre
genişliğinde bir patikaydı yolun kenarlarında irili ufaklı kayalar
vardı ve kayaların ötesinde ağaçları belli blirsiz görebiliyorlardı.
Ağaçlardan sonraysa hiçbir şey görünmüyordu. Bir süre sonra
kayalarda görünmez olmaya başladı. Sis gerçekten ürkütücüydü.
Aertwar her ne kadar bu karanlıktan hoşlanmamış olsada büyücünün ne
yaptığından ve buraya defalarca gelip gittiğinden emindi büyücünün
attığı her adım bunu kanıtlıyordu. Ormanın sakinlerinin rehberliğine
ihtiyaç duymuyordu. Aertwar"ın aklına Selirn geldi. O da karanlığı
sevmiyor olmalıydı. Hemen arkasında küçük adımlarla yürüyordu.
Büyücünün kendisine yaptığı şeyi yapmaya denemeye karar verdi. Belki
büyücü gibi oda Selirn ile konuşmayı başarabilirdi. Okuldayken bunu
denemişler ve öğrencilerin içinde en başarılısı o olmuştu. Hatta bir
keresinde yavru bir cylanı bu şekilde etki altına almış ve bir metre
ötesine kadar kendine yaklaştırabilmişti. Gözünü kapadı ve öncelikle
grubu yukarıdan görmeyi denedi. Bu en kolayıydı. En arkada somurkan
bir şekilde yürüyen Harndol yürüyordu. Onu yanında Tersn"d etrafını
izliyordu büyülenmiş gibiydi. Selirn" e baktı bir süre haklıydı
karanlıktan hoşlanmışa benzemiyordu dikkatli adımlarla yürüyor sisin
ardını görmeye çalışıyordu. Büyücüye çevirdi düşüncelerini büyücü
rahat bir şekilde yürüyor yaşına rağmen yorulmuşa benzemiyordu. Ağaç
kralı görmeye çalıştı ama yapamadı bir türlü bulamıyordu onu
endişelendi gözünü açtı ağaç kral büyücünün hemen yanında yol
alıyordu büyük sessiz adımlarla. Sonra büyücünün sesini duydu yine
aklının içinde. "Onun doğası biz insanlarınkinden farklıdır evlat o
istemeden ona bu şekilde yaklaşamazsın ama etkileyici bir
gösteriydi" Aertwar şaşırmış biraz da gururlanmıştı. Büyücüden
aldığı ilk övgü cümlesiydi bu. Büyücü onu cesaretlendirmişti.
Selirn"e odaklamak için düşüncelerini tekrar konsantre oldu. Yine
grubu önce dışarıdan görücek ardından tamamiyle Selirn"e
odaklanacaktı. Grubu dışarıdan bakarken görüşün açıldığını farketti
artık daha uzun bir mesafeyi tarayabiliyordu. Dikkatini grubun on
metre arkasında hareket eden birini daha doğrusu birşeyi farketti.
Hemen gözlerini açtı. "Arkamızda bişeyler var!!. Takip ediliyoruz."
Diye bağırdı. Harndol"un tepkisi beklendiği gibiydi heen kılıcını
çekti ve sisin ardında gözden kayboldu. Sessziliğin içinden olan
biteni anlaaya çalışan Aertwar bildiği büyeleri hatırlamaya
çalışıyordu. Şu sisi bir dağıtabilse her ne oluyorsa daha rahat
görebilecekti. Konsantre oldu ve bir rüzgar büyüsü yapmayı denedi.
Güçlü bir esintiydi ama sise bir etkisi olamamıştı. Büyücü yanına
gelmişti. Bakışalarında memnuniyet vardı. Hiç enişeli görünmüyordu.
Tersn"d yayına sadağından bir ok yerleştirmiş sisin ardını görmeye
çalışyordu. Selirn palalarını çekmiş belirsiz düşmanla karşılacağı
en uygun noktayı arayırdu. Bulması zor olmadı. Tersn"d"in biraz
solunda ve önünde yerini aldı önü ikisi koruyacaklardı. Aertwar"a
belli belirsiz bir bakış attıktan sonra "Arkayı sen tut büyücü" diye
seslendi. Aertwar şaşırmıştı prensesin kontrolu bukadar çabuk ele
alacağın tahmin etmemişti. Onun karanlıktan çekinidiğini düşünerek
hata yaptığını anladı. Prenses korkmuşa benzemek bir yana yola
çıktıklarından beri hiç olmadığı kadar canlı görünüyordu. Pelerinini
çıkarmış tüm güzelliği ile dövüşeceği düşmanı bekliyordu. Bu güzllik
karşısında kimsenin aklına kılıç çekmenin gelmiyeceğini düşündü.
Düşüncesi sisin ardından kolunun altında en fazla onbir on iki
yaşında gibi görünen üzerindeki giysiler neredeyse parça parça olmuş
bir kız çocuğu ile çıkan Harndol böldü. "Büyücü takipçimizi buldum.
Ama benimle konuşmayı reddetti. Bi de sen dene bakalım." Dedi ve
kızı yere bıraktı. Kız serbest kalır kalmaz Selirn ve Tersn"d"in
arasından hızla geçip Bulluath"a doğru koştu. Çevik haraketlerle
ağaç kralın omzuna tırmandı ve korkuyla gruba bakmaya başladı. Grup
ağaç krala ve ufak kıza bakarken Bulluath"ın bakışları sertleşmeye
başladı. Ve derin gözlerini Harndol"e dikti. "Ona zarar vermedin
umarım savaşçı" dedi. "Gittiğin her herye kılıcını çekmemelisin
kızımı korkutuyorsun." Dedi ve "İndirin silahlarınızı" diyerek
grubun diğer üyelerine tehditkar bir bakış attı.
Burak "BurgCry" UYGUR
Yorumlarınız:
Siz de bu yazıya yorum
ekleyebilirsiniz.
Yorum
ekle