Hikaye

Oğuz "Alkinoos" KİLECİ

Eve Dönüş

     Yurdundan ayrılalı tam 10 yıl geçmişti.10 yıl içindeki her gün anayurdunu düşünüyordu, ve babasını.Emindi ki; geri dönüşü nedeniyle sıcakkanlı Troyalılar bir kutlama yapacaklardı.Büyük bir eğlence bekliyordu onu.

Berrak, bir gecenin altında yalnız başına oturmuş, yıldızları seyrediyordu.Midgaard'dan ayrılalı bir gün geçmişti.Şafak doğmadan kalkıp, yola koyulabilirse öğlen Olimpus'un eteklerinde, akşam ise Troya'da olurdu.Sıcakkanlı,sevecen halkını düşünerek uyudu.

Şafak sökmeden iki saat önce planladığı gibi kalktı.Uyku tulumunu sırtçantasına atıp yeniden yola koyuldu.Yıllardır özlediği yurduna yeniden gitme hevesiyle hızlı bir tempo tutturmuştu.Öğlen tasarladığı gibi Olimpus'un eteklerindeydi.Hem biraz dinlenmek hem de eski anılarını gözünde canlandırmak amacıyla oturdu.

Oturduğu yerden birkaç adım ötede, 10 sene önce vedalaştığı babasını 10 sene önceki gibi gördü..Babasının, ona söylediklerini hatırladı.Yıllar önce kaybolan annesini hatırladı.Ak gözleri bir anda sulandı hüzünlü hatıralar ile.Bir süre hatırları ile, yapayalnız durdu orada.

Midgaard kasapçısı tarafından dilimlenmiş eti yedikten sonra bufalo derisinden matarasını çıkartarak içti.Hava sıcaktı ve Aenol terlemeye başlamıştı.Suyun kendisini serinleteceğini düşünmüştü ancak gittikçe ısınan hava serinlemesine engel oluyordu.Normal bir gezide olsa bir ağacın gölgesine uzanır ve yurdunu düşünürdü.Ancak gittiği yerin yurdu olması nedeniyle içi içine sığmıyordu.Bu halde ne uyuyabilirdi ne de durabilirdi.Sıcağı aldırmadan hızlı bir tempo tutturdu.

Akşam olduğunda Troya'ya varmak üzereydi.Bütün Troya'yı gören tepenin üstüne doğru yürürken içinden bütün gücüyle koşup bütün Troyalıları kucaklamak geldi.Kendini zaptetti ve payladı; 'Artık bir çocuk değilsin!".Tepeye vardığında ışıl ışıl bir Troya beklerken yükselen dumanları gördü.Bir devden yumruk yemiş gibi inledi.

'Bu..bu nasıl olabilir?!" diye düşünürken yılların unutturduğu savaş geldi aklına.

'Hayıırrr!!" diye bağırdı bütün Troya'da yankılanan bir sesle.Bütün gücüyle koştu aşaı doğru.Yanmış evlerin yanından geçti, belki bir yaşayan bulabilirdi.Yağmacıların birkaç gün önce ayrıldığını anlayınca yaşayan bir kişi olamayacağını düşündü.Burnundan soluyordu.Hayatında hiç bu kadar sinirlenmemişti.Yıllarca hayalini kurduğu evi,yurdu yağmalanmıştı!!!Bir düşman ararmış gibi etrafına bakındı.Kendisini bir arenadaymış gibi hissediyordu ve karşısına bir düşman gelmesini, siniri gidene kadar ona vurmasını istiyordu.Yaklaşık bir saat dolandı durdu göğün altında.Öfkesi biraz olsun hafifledikten sonra aklına babası Ares geldi.Seslendi ahenkli bir ses ile Savaş Tanrısına.

'Ey Savaş Tanrısı,

Kulak ver oğlunun yakarışına!Anlat bana burada olanları,

nereye gittiğini söyle bana o alçak Akhaların!

Neden izin verdin bütün bunların olmasına..neden?!

Ben ki senin değer verdiğin oğlunum,

yurduma geri döneceğim hiç aklına gelmedi mi ki izin verdin bütün bunların olmasına!"



Bir bulut oluştu Aenol'un önünde.Elinde büyük bir baltayla çıktı karşısına Ares.Baltası Ay'ın ışınlarıyla parıldıyor ve tehlikeli bir görünüm sergiliyordu.

'Bilmez misin Tanrıların Babası'nı ey oğul.

Bizim istediğimiz değil, her zaman onun istediği olur.

Ne yapmak isterse yapar.Hiçbir tanrı durduramaz Kronosoğlu Zeus'u.

Eğer ona karşı çıksaydım beni tuttuğu gibi fırlatırdı aşağı Olimpus'tan!"



'Lanet olsun size.Lanet olsun 10 yıl boyunca size sunaklar sunup kurbanlar verdiğime!

Gittiğim yerde tanrılar vardı.Müridlerini hiç yüzüstü bırakmayan Tanrılar!Ama siz kendi eğlenceniz için öldürüyorsunuz size tapınanları.Madem öyle buradan tez gidiyorum!" diyerek babasına arkasını döndü.Hızla sinirli babasını arkasında bırakarak Troya'dan ayrıldı. Sabah olduğunda Olimpus'un eteklerindeydi.Bir an bile beklemeden yürümeye devam etti Midgaard'a.Düzen yıkıcı Akhalardan da nefret ediyordu Olimpus'un tanrılarından ettiği gibi.

Midgaard'a gidişinin ilk saatinde Nyah'a tapınacaktı.Kanunlara uyup; yağmacıları,kanunları yıkmaya çalışanları cezalandıracaktı.

Düzen yıkıcılar yüzünden belkide kaç şehir yıkılıp, kaç kişi ölecekti?Kaç kişi evine döndüğünde dostlarının cesetlerini bulacaktı?Kendisinin yaşadıklarını kimsenin yaşamaması için çalışacaktı

 

          Oğuz "Alkinoos" KİLECİ

Yorumlarınız:

Siz de bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Yorum ekle

 

 

 

 


 FrpNet Forum

 Bize Ulaşın

FrpNet Anket

Yeni Kitaplar

Siteiçi Arama

Yayınevleri

Linkler - Bağlantılar

Basında FrpNet

 

Ana Sayfa  |  Diyarlar  |  Bilgi  |  Yazılar  |  Forum  |  Galeri  |  Bize Ulaşın

Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır.           Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim