![]() |
|||
|
|
WarCraft Tarihçesi
Bölüm 2 - Yeni Dünya
Dath’Remar tarafýndan yönlendirilen
High-Elfler, Kalimdor’u arkalarýnda býrakarak, fýrtýnalarý
aþarak Maelstrom’a doðru yöneldiler. Yýllar boyunca denizde
kendilerine ait Bir Büyü Dünyasý kurmak için hayaller kurarak
Doðuya doðru yollarýna devam ettiler. Bu yolculuk onlara Eski
Krallýklarýnýn yýkýmýný, ve anlayamadýklarý birçok þeyi
gösterdi. Burning Legion’un gücünün o anda farkýna vardýlar.
Dath’Remar,- daha sonra adý Sunstrider diye anýldý – Halkýna,
bir krallýk sözü verdi. Sonsuza kadar sürecek bir Büyü
Krallýðý...
Donanma sonunda, Ýnsanlarýn daha
sonra Lordaeron diyecekleri bölgenin sahillerine geldi. Ýçlere
doðru yayýlan High-Elfler, Tirisfal Glades adý verilen yerde bir
yerleþim kurdular. Kýsa bir zaman sonra, birþeyler ters gitti:
High Elfler delirmeye, saldýrganlaþmaya baþladý. O zamanýn
bilgeleri, bulunduklarý yerin lanetli olduðu kararýna vardýlar,
ancak asla doðrulanamayan bir teoriydi bu. High-Elfler göç etmek
zorunda kaldýlar.
High-Elfler, Lordaeron’un dev
ormanlarla kaplý daðlarýndan geçerken, birçok güçlükle
karþýlaþtýlar. Sonsuzluk Gölünün yaþam dolu gücünden
koptuklarýndan beri, hava koþullarýndan dolayý çoðu hastalanmýþ,
veya açlýktan ölmüþtü. En garip deðiþiklik ise, artýk ölümsüz
deðillerdi, ve elementlere karþý bir güçleri de yoktu. Morumsu
renkli tenleri de kaybedilmiþti, artýk renksiz bir tenleri
vardý. Güç durumlarýnýn üstüne, bir de Lordaeron’da geliþmiþ dev
yaratýklarla savaþmak zorunda kalmýþlardý. Bu arada,
yolculuklarýnýn bir kýsmýnda ilkel insan kabilelerinin ilk
örnekleri ile karþýlaþtýlar. Bu ilkel insanlar, dev ormanlarýn
içinde avlanarak yaþayan ufak gruplardan ibaretti, tabi ki High
Elflere bir tehtit oluþtumayacaklardý. Ancak High Elfler en
büyük tehtitlerini Dev Orman Zul’Aman’da bulacaklardý.
Bu yosun derili yaratýklarýn adý
Trollerdi. Kendi organlarýný ve ölümcül yaralarýný anýnda
iyileþtirebilen güçlü bir ýrktý, ancak her zaman barbarca
yaþamayý seçmiþlerdi. Lordaeron’un Kuzeyinde Amani Krallýðý adý
altýnda birleþen bu Troller, yeni ziyaretçilerinden hiç
hoþlanmamýþtýlar, ve Elfleri sýnýrlarýný aþtýklarýný görünce
vahþice saldýrdýlar. High Elfler de buna karþýlýk olarak,
Trolleri gördükleri yerde öldürdüler.
Uzun yýllar boyunca, High Elfler
kendilerine Kalimdor’daki gibi güzel bir yer aradýlar, ve
sonunda þansýn yardýmý ile Kuzeydoðu daðlarýný aþarak dev
düzlüklere ve güzel nehirlere sahip bir coðrafya keþvettiler.
Buraya Quel’Thalas dediler, ve dev bir Krallýk kurmaya
baþladýlar. öyle bir Krallýk ki, Kalimdor’daki Kuzenlerinin
kýskanacaðý kadar güzel bir Krallýk. Ne yazýk ki, High Elflerin
sonradan öðrendiði gerçek onlara çok pahalýya patlayacaktý.
Quel’Thalas Trollerin eskiden kalma dev Åžehirlerinin üzerine
kurulmuþtu. Troller bu topraklarý kutsal sayýyorlardý. Neredeyse
hemen Trolller, Elf yerleþim alanlarýna saldýrmaya baþladý.
Ýnatçý elfler, yeni bulduklarý
topraklarý vermekte gönülsüzlerdi, Sonsuzluk Gölünün verdiði
güçleri kullanarak büyülerini kullandýlar ve Delirmiþ Trolleri
kontrol altýnda tuttular. Dath’Remar’ýn liderliginde Amani
Savaþçýlarýný ona bir olmalarýna raðmen yenmeyi baþardýlar. Bazý
elfler Kaldorei’lerin eski uyarýlarýndan olan, Büyünün Burning
Legion’un dikkatini çektiði gerçeðini hatýrlattý. Bu yüzden,
Quel’Thalas bilginleri, Topraklarýnýn üstünü çevreleyen bir Büyü
Bariyeri kurdular. Bu Bariyer sayesinde Büyüler evrende
yankýlanmayacaktý, böylece Burning Legion’un dikkati
çekilmeyecekti. Quel’Thalas’ý çevreliyen dev dikili taþlar
kuruldu, ve Bariyer kuruldu. Bu Dikili taþlar, sadece büyüleri
engellemekle kalmadý, ayný zamanda batýl inançlý Troll
Ordularýný korkuttu.
Zaman geçtikça, Quel’Thalas High
Elflerin çabalarýnýn ve büyü gücünün parlayan bir anýtý oldu.
Muhteþem güzellikteki saraylarý, Kalimdor’daki Kuzenlerininki
gibi tasarlandý ve inþa edildiler. Quel’Thalas bu hali ile Elf
elinden çýkmýþ en güzel þehir oldu. Silvermood adý verilen bir
Meclisle Sunstrider Hanedanlýðýnýn politik gücü pekiþtirildi.
Yedi tane High Elf Lordundan oluþan Meclis, elf topraklarýný
korumak için çalýþtýlar. Koruyucu Kalkanla korunun
topraklarýnda, eski Kaldorei Uyarýlarýndan uzakta büyüyü
hayatlarýnýn her alanýnda kullandýlar.
Nereydeyse, dört bin yýl boyunca
High Elfler barýþ içinde yaþadýlar. Ancak Ýntikam almak isteyen
Troller asla yenilmemiþtiler. Ormanýn derinliklerine yerleþen
troller, sayýlarýný arttýrdýlar ve en sonunda Dev bir Troll
ordusu Quel’Thalas’ýn gölgeli ormanlarýna girerek savaþý
baþlattýlar.
Arathor ve Troll SavaþlarýWarcraft I’den 2,800 yýl önceHigh Elfler bu dev Troll ordusu ile savaþýrken, geliþmeye baþlayan Ýnsanlar, kendi kabile topraklarý için savaþmaktaydýlar. Ýnsanlýðýn ilk savaþlarý ne onurdan ne de ayrýmdan söz edilebilecek savaþlardý. Herkes kadýn, çocuk, yaþlý demeden katlediliyordu. Ancak sadece bir Kabile, Adý Arathi olan kabile, Trollerin gözden kaçýrýlmayacak kadar dev bir tehtit olduðunu görebildi. Arathi bu yüzden bütün Kabileleri kendi kontrolüne almak istedi ki, Sýra kendilerine geldiðinde Trollere karþý savaþý kazanabilsinler.
Bu düþüncenin ardýndan geçen altý
yýl boyunca Arathi tüm Kabilelerle savaþtý ve her zaferin
sonucunda, Arathi barýþ ve eþitlik vaad etti ve ele geçirilmiþ
insanlarýn saygýsýný kazandý. Bunun sonucunda Arathi Ordusu
inanýlmaz derecede büyüdü. Artýk güçlerinin Trollere karþý
gelebileceðine inanan insanlar, Lordaeron’un güneyinde bir kale
kurdular. Adý Strom koyulan bu Kale, Arathi Milletinin baþkenti
olurken, Krallýðýn adý Arathor oldu. Arathor zenginleþirken,
Lordaeron’un baþka yerlerinde yaþayan insanlar Arahor’un güvenli
topraklarýna yerleþmeyi seçtiler.
Tek bir Bayrakta birleþen Ýnsan
kabileleri, iyimser ve güçlü bir Kültür geliþtirmeye baþladýlar.
Thoradin, Arathor’un Kralý, Gizemli Elflerin halen Troll
iþgalinde olduðunu biliyordu, ancak kendi insanlarýnýn
güvenliðini tehlikeye atmak istemiyordu. Elfler ve Trollere
karþý çok az þey bilen Ýnsanlar aslýnda her iki ýrka da soðuk
bakmaktaydý. Aylar sonra Elflerin düþtüðüne dair dedikodular
Thoradin’in kulaðýnda geldiðinde periþan iki tane High Elf
Elçisi Strom’dan içer girmiþti, böylece Thoradin Troll
Tehtidinin burada duramayacaðýný anladý: Sýra çok yakýnda onlara
gelecekti.
Elfler, Thoradin’i Trollerin dev
ordularýnýn Quel’Thalas’ý iþgal ettikten sonra güneye ineceðini
ve buraya saldýrýcaðýný söylediler. çaresiz Elfler, askeri
yardýma muhtaçtýlar ve çaresiz olarak seçilmiþ bazý insanlara
büyü kullanmayý öðretmeyi kabul ettiler. Ancak Thoradin Büyüye
duyduðu güvensizliði bir kenara býrakýp, elflere yardým etmeyi
kabul etti. Hemen Strom’a gelen Elfler belli baþlý seçilmiþ
insanlarý eðitmeye baþladýlar.
Elfler baþta Ýnsanlarýn büyü
kullanmakta oldukça beceriksiz olduðunu gördüler ve bununla
aralarýnda dalga geçmeye bile baþlamýþlardý. Tam Yüz tane Ýnsana
en Büyünün en basit güçlerini kullanmayý öðrettiler: Sadece
Trollerle savaþabilecekleri kadar. Ýnsan öðrencilerinin hazýr
olduðuna ikna olan Elfler, Savaþa doðru, Thoradin’in Dev
ordularý ile birlikte kuzeye doðru yola çýktýlar.
Birleþik Elf ve Ýnsan ordularý ile
Troll Ordularý Alterac Daðlarýnýn eteklerinde çarpýþmaya
baþladý. Savaþ uzun günler sürdü. Arathor ordularý vahþice ve
delirmiþ þekilde üstlerine gelen Troll ordularýna hiç yorulmadan
veya bir santim bile toprak vermeden savaþtýlar. Elf Lordlarý
zamanýn geldiðini düþünerek büyü güçlerini kullanmaya
baþladýlar, Yüz tane Ýnsan Büyücü ve birçok Elf büyücüsü
büyülerini kullanarak Trolleri þok ettiler. Elemental Ateþler
trolleri yakarak kendilerini iyileþtirememelerini saðladý ve
Troller gittikçe zayýfladý.
Troll Ordularý bozulmaya ve kaçmaya
baþlayýnca, Thoradin’in ordularý takip etti ve bulduklarýný
öldürdüler, en sonunda çok az bir Troll sayýsý kaçmayý baþardý.
Troller bu savaþtan sonra asla eski güçlerine kavuþamadýlar ve
tek bir Millet olarak görülmediler. Quel’Thalas’ýn
kurtulduðundan emin olan Elfler ve Ýnsanlar arasýnda saygý ve
arkadaþlýk baðlarý böylece kurulmuþ oldu. Elfler ve Ýnsanlar
arasýnda çaðlar boyunca devam eden dostluklarý böylece baþlamýþ
oldu.
Trisfal BekçileriWarcraft I’den 2,700 yýl önceTrollerin Kuzey topraklarýndan sürülmesinden sonra Elfler kendi yýkýlmýþ krallýklarýný baþtan yapmak için yeniden çalýþmaya baþladýlar. Zafer kazanmýþ Arahtor Ordularý Strom’a döndüler. Ýnsan Toplumu zenginleþip geliþtikçe, Thoradin’in içinde bu kadar hýzlý büyümenin Ýnsanlarý birbirinden ayýracaðý korkusu belirdi ve bu yüzden Strom’u merkez olarak her zaman kullanýp otoritesini gösterdi. Uzun yýllar boyunca barýþýn kol gezdiði Lordaeron’da büyüyen Ýnsanlar, Thoradin’in ölümünden sonra genç nesillerle birlikte Krallýklarýný büyütmek için çalýþmaya baþlattýlar ve bu yüzden Strom’dan öteye gitmek için hayaller kurmaya baþladýlar.
Elfler tarafýndan eðitilen Asýl Yüz
Ýnsan Büyücü, güçlerini geliþtirerek, Elflerden bile öteye
gitmek için uðraþmaya baþladýlar. Bu Büyücüler, asil güçleri ve
ruhlarý yüzünden seçilmiþlerdi ve bu güçlerini her zaman
önemsediler ve sorumlulukla kullandýlar ancak büyücüler bu
güçlerini ve sýrlarýný genç jenerasyonlara öðretmeye
baþladýklarýnda, hiç savaþ yaþamamýþ ve bu yüzden büyü gücünü
hayatýnýn her yerinde kullanmaya baþlamýþ Genç Büyücüler ortaya
çýkmaya baþladý. Sorumluluk içermeyen hareketleri ile krallýk
içinde sorunlar baþgöstermeye baþladý.
Krallýk büyüdükçe ve topraklarý geniþledikçe, Genç Büyücüler yolculuklarla Güney Topraklarýna yayýldýlar ve kendilerini ve halklarýný vahþi hayvanlarý koruyarak veya avlanarak geçinmeye baþaldýlar ve bu da Strom’un ötesinde baþka þehirler yapmaya olanak saðladý. Ancak güçleri geliþtikçe, toplumdan büyücüler yavaþ yavaþ kopmaya baþladý.
Ýkinci Arahtor þehiri Dalaran oldu.
Dalaran, Strom’un Kuzey-Batýsýnda kalan Hillsbrad adý verilen
yerde Lordamere Gölünün Güney kýyýsýna kurulmuþtu. Güney
topraklarýna yayýlan büyücülerin hepsi buraya yerleþmeyi uygun
gördüler. Burada Büyüyü istedikleri þekilde daha özgür bir
biçimde kullanmak istediler. Büyücülerin hayalindeki þehirdi
Dalaran... Böylece baþlayan Dalaran inþasý ile birlikte dev bir
ekonomi de ardýndan geldi böylece Dalaran Ýnsanlarýn Büyü þehri
oldu. Stromdan daha büyük, daha görkemli ve güzel bir þehir
olmuþtu artýk. Ancak Büyünün bu kadar çok kullanmasý, daha fazla
büyücünün yetiþmesine ve en sonunda büyücülerin neredeyse hepsi
gerçekle sanal arasýndaki farký anlayamamaya baþladý.
Sonsuzluk Gölünün yýkýlmasý ile
dünyada hapsolan ve saklanan birçok Burning Legion Ajaný Büyünün
gücünü hissedince, Evrenin her tarafýndan gözler tekrar dünyaya
çevirildi. Yer altýndan çýkan iblislerin tek amacý vardý artýk :
Dalaran. Dalaran’a önce çok zayýf Demonik saldýrýlar baþladý
ancak Dalaran Yöneticileri tarafýndan örtbas edildi, halktan
saklandý. Birçok Güçlü büyücü Demon’larýn pekþinden onlarý ele
geçirmeye gönderile ancak hepsi güçlü Burning Legion’a karþý
güçsüz kalýyordu.
Birkaç ay sonra Batýl inançlý
Köylüler, Dalaran Yöneticilerinin onlardan korkunç birþey
sakladýðýna inanmaya baþladý. Etrafta Devrim dedikodularý
dolaþmaya baþladýðýnda, Arathor halký Büyücülerin gücünü
sorgulamaya baþlamýþtý. Halkýn isyan çýkarmasýndan korkan ve
Strom’daki Kral’ýn onlara karþý tavýr almasýndan korkan
Büyücüler, Sorunlarýný her þeyin baþlangýcýný yaratan ýrka
açtýlar : High Elfler...
Dalaran’daki Demonik aktivitenin
varlýðýný duyan Elfler hemen en güçlü Büyücülerini Ýnsan
topraklarýna gönderdi. Dalaran’daki enerjiyi araþtýran Elf
Büyücüleri detaylý bir rapor hazýrlayarak, içindeki Demonik
aktiviteyi belirttiler. Raporun sonunda dünya üzerinde çok az
demon olduðu ancak Legion’un hala çok büyük bir tehtit olduðunu
belittiler.
Quel’Thalas’ý yöneten Silvermoon
Meclisi, Dalaran’ýn Büyücüleri ile gizli bir antlaþma yaptýlar.
Elfler Dalaran Büyücülerine eski Kalimdor ve Burning Legion’dan
bahsettiler, eski savaþlarý anlattýlar. Ýnsanlara büyü
kullandýklarý sürece Halklarýný Legion’un ajanlarýndan korumak
zorunda olduklarýný söylediler. Dalaran Büyücüleri bunun üzerine
Tek bir ölümlü büyücüye her türlü gücü vererek Legion’a karþý
olan bu gizli savaþta savaþçý olarak öne sürmek fikri ile
geldiler. Böylece Ýnsan halkýnýn korkmasý veya paranoyak bir
þekilde birbirlerine saldýrmasý önlenmiþ olacaktý. Elfler bu
fikri kabul ettiler ve gizli bir örgüt kurmayý kabul ettiler.
Elfler her zaman bu Bekçinin ardýnda olacak ve onu kontrol
edeceklerdi, böylece güçlenen bekçi Burning Legion Ajanlarýna
karþý dünyayý koruyacaktý.
Örgüt, toplantýlarýný gölgeli
Tirisfal Glades’de yaptý. Burasý ayný zamanda High Elflerin
Lordaeron’da yerleþtikleri ilk yerdi. Bu yüzden, Bu örgütün adý
Tirisfal Bekçileri oldu. Seçilen ölümlü þampiyonlar Insan ve Elf
Büyü gücünün tamamý ile donatýlýrdý. Ayný zaman diliminde sadece
bir tane þampiyon olabilirdi, ve bu þampiyon tek eliyle Burning
Legion’un her türlü ajanýný yok edebilecek güçteydi. Bekçinin
güçleri o kadar güçlüydü ki, sadece Trisfal Meclisi adý verilen
Elf-Ýnsan ortak bir komisyonun gözetiminden geçmeden bir Bekçi
seçilemezdi. Ne zaman bekçi yaþlanýr, veya savaþta zayýf düþerse
yerinde bir baþkasý getirilirdi.
Nesiller geçtikçe, Bekçiler Ýnsanlýðý görünmez Burning Legion tehtidinden korudular. Bu gizli savaþýn ardýnda ise Geliþen bir Ýnsanlýk Ýmparatorluðu ve gittikçe yayýlan bir büyü çýlgýnlýðý vardý. Bu arada her zaman bekçiler tetikte kalmýþlardý… Ironforge – Cücelerin UyanýþýWarcraft I’den 2,500 yýl önceEski çaðlarda, Titanlarýn Azeroth’u býrakýnca, çocuklarý olarak sayýlan Earthenler dünyada kalýp dilediklerince dünyaya þekil vermeye devam ettiler. Earthenler yüzdeyde geçen olaylarla ilgisi pek olmayan hiçbir yüzey ýrkýný tanýmayan bir varlýklar topluluðuydu. Her biri dünyayý þekillendirmek için býkmadan usanmadan uðraþýyorlardý. Sonsuzluk Kuyusunun patlamasý, her ýrk gibi earthen’i de çok etkilemiþti. Dünyanýn duyduðu acýnýn aynýsýný içlerinde hisseden Earthenler kendi kimliklerini bu çalkantýlý dönemde kaybetmeye baþlamýþlar ve kendilerini Titanlarýn yeraltýnda kalan dev þehirlerine kapatmýþlardý. Bunlarýn en çok bilineni Uldaman adý verilen þehirdir. Uldaman’ýn yanýnda Uldum, Uludar gibi bir çok eski Titan þehri bulunuyordu. Dünyanýn altýnda bu ýrk, sekiz bin yýl boyunca uyudu.
Kendilerinin neyin uyandýrdýðý
bilinmesede, Uldaman’da olan Earthen’ler kendilerini
kapattýklarý þehirlerden dýþarý çýkmak istediler. Earthen’lerin
yüzeye ilk çýktýklarý anda fark ettikleri, bu uyuma sürecinde
çok deðiþtikleriydi. Kayalardan oluþan derileri yumuþamýþ ve
düzgün bir hal almýþtý, taþa ve topraða olan güçleri ise yavaþ
yavaþ yok olmaya baþlamýþtýlar, ve en son olarak ise artýk
ölümsüz olmadýklarýný anladýlar.
Kendilerine Cüce demeye baþlayan Irk, Uldaman’ýn önündeki yerleþimlerinden ayrýlýp dünya yüzeyinde dolaþmaya baþladýlar. Halen derin yerlere ve derinliklerdeki gizemleri araþtýrmaya meraklý olan Cüceler Dünyanýn en büyük daðýnýn bulunduðu yere bir krallýk kurdular, ve kurulduklarý topraða Onlarý yaratan Titan Yaratýcýsý Khaz’goroth’un þerefine Khaz Modan dediler yani Khaz’ýn Daðý. Bu Titan’a duyduklarý sevgiden dolayý Daðýn kalbine dev bir anýt diktiler:Dev bir Demirci Ocaðý kurdular ve bundan sonra etrafýnda geliþen þehre Ironforge dendi.
Cüceler, doðalarý gereði deðerli
taþlarý biçimlendirmek ve deðerli mineralleri bulmak için
devamlý bir istek içinde çalýþtýlar. Ancak yer altýna duyduklarý
bu istek ve sevgi yüzünden yeryüzünde yaþayan komþularýndan hep
isole yaþadýlar.
Yedi KrallýkWarcraft I’den 1,200 Yýl önceStrom Arathor’un baþkenti olarak bilinse de, Dalaran gibi birçok yeni þehir kurulmaya baþladý. Ýlk olarak Gilneas, Alterac ve Kul Tiras adý verilen þehirler kuruldu. Hepsinin kendi düzenleri ve ticaret sistemi vardý ve hepsi de Strom’un altýnda birleþmekten yanaydý. Trisfal Bekçilerin korumasý ile yaþayan Dalaran halký dünyaya büyüyü yaymaya devam etti. Dalaran Yöneticileri Kirin Tor mecilsini kurarak her türlü büyüyü, deðerli eþyayý incelemeye koyuldular. Gilneas ve Alterac Strom’un en büyük savunucularý olular ve Dev Ordular kurarak Khaz Modan’ýn Kuzeylerini keþfettiler. Ýþte bu zaman içerisinde Cüceler ve Ýnsanlar ilk defa birbirleri ile temas haline geçmiþtir. Bundan sonra Ironforge’ye ilk Ýnsanlar ayak basmýþtýr. Ýnsanlar ve Cüceler birbirleri ile birçok sýrrý paylaþtýlar ve birbirlerinin savaþa olan ilgililerini keþfettiler.
Kul Tiras, Lordaeron’un güneyinde
büyük bir adanýn üstüne kurulu bir þehirdi. Ekonomisi balýkçýlýk
ve Gemicilik ile saðlýyordu bu yüzden zenginleþmiþ bir þehirdi.
Zaman geçtikten sonra Kul Tiras dev bir Gemi Filosu kurarak
dünyayý araþtýrmaya koyuldu ve deðiþik yerlerden deðiþik
mineraller ve eþyalar getirdiler.
Zaman geçtikçe Strom’un Lordlarý kendi evlerini Kuzey Lordaeron’a taþýdýlar. Eski Kral Thoradin’ýn varisleri, Strom’un baþkent olmasý konusunda ýsrar etselerde Strom Lordlarý Kuzey’e aydýnlanma ve yeni bir þehir kurma hayali ile yerleþtiler. Dalaran’ýn Kuzeyinde kurulan bu þehrin adý topraðýn adýný paylaþarak Lordaeron oldu. Lordaeron daha sonradan bir Kutsal Åžehir halinde geldi, dinine baðlý olan çoðu insanýn uðrak yeri haline geldi.
Arathi’nin varisleri, Strom’un terk
ediliþinden sonra Khaz Modan’ýn Güney topraklarýna indiler ve
uzun yýllar süren bir yolculuktan sonra Azeroth olarak
adlandýrdýklarý Kýtada Stormwind adlý Krallýðý kurdular, ve
sonunda dev bir Ýnsan Krallýðý kurulmuþ oldu.
Çok az savaþçý Strom’u koruma
görevini üstlenmiþti. Strom artýk Krallýðýn baþkenti deðildi ve
bundan sonra yeni bir millet oluþturmaya baþladýlar ve
kendilerine Stromgarde dediler. Her Ýnsan þehri kendi içinde
geliþmeye baþlasa da, Arathor Ýmparatorluðu yavaþ yavaþ erimeye
baþlamýþtý. Tüm þehirler birbirinden ayrýlmaya ve Kral
Thoradin’in birleþmiþ insan imparatorluðu fikri sonsuza kadar
yokolmuþtu.
Aegwynn ve Ejderha AvýWarcraft I’den 832 yýl önceKurulan yedi krallýk birbiri arasýnda rekabete ve sürtüþmelere baþlayýnca Bekçiler bu olayýn kaos yaratacaðýndan korkarak izlediler. Zaman içinde birçok Bekçi gelip geçmiþti, ancak bu zamanlarda tek bir kiþi Trisfal’in tüm büyülü gücünü kontrol etmekteydi, kendisini gölgenin dev savaþçýsý sayan Aegwynn…Aegwynn bir Ýnsan Kýz çocuðuydu, örgütün çok zor sýnavlarýndan baþarý ile geçmiþti ve Bekçilik görevini kazanmýþtý. Aegwynn hemen avcýlýða baþlayarak birçok yaratýðý yoketmiþtir, ve Trisfal Meclisine kafa tutacak ve Erkek üstünlüðüne bile karþý savaþacak bir Bekçi olmuþtur. Düþüncesine göre Trisfal Meclisini kuran Ýnsan ve Elflerin bu soruna köküne bir son getirmesi için hiçbir þey yapmamaktadýr. Bu yüzden sabýrsýz bir þekilde devamlý bir tartýþma havasýnda geçen toplanýlara raðmen Aeggwynn çok güçlü olduðundan olayý hep Bekçi olarak kalmýþtý. Trisfal’deki gücü artmaya baþlayan kýz, en sonunda bir yerlerde fýsýldanan bir dedikoduya aldanarak Soðuk Northrend Kýtasýnda yaratýk avýna çýktý. Kuzeye yolculuk yaparak Aegwynn tüm yaratýklarý daðlara kadar kovaladý. Burada bulduðu Yaratýklarýn çok yaþlý bir ejderhayý avladýlarýydý. Dev dragon ve yanýndaki dragonlar bu yaratýklarla baþa çýkabilmelerine raðmen Aegwynn savaþa katýlarak Yaratýklarý yok etmeyi baþardý. Bunlar olduktan sonra dev bir Fýrtýna Northrend’in üstüne çoktü ve Gökyüzünde dev bir karanlýðýn içinden Sargeras – Burning Legion’un Efendisi - ortaya çýktý. Aegwynn’in önünde duran Sargeras genç bekçiye yakýnda Trisfal Meclisinin yýkýlacaðýný ve dünyanýn yakýnda kontrolüne geçeceðini söyledi.
Aegwynn, kendinin bir tanrý kadar
kuvvetli olduðunu sanarak Sargeras’a büyülerini gönderdi, ve
garip bir þekilde Sargeras’ýn dýþ kabuðunu yok ettiðini görünce
Sargeras’ýn öldüðünü zannetti ve bedenini Eski Kalimdor
çaðlarýndan kalan bir Night Elf tapýnaðýný sular altýndan
yükselterek Sargeras’dan geriye kalanlarý buraya kitledi ve
tekrar tapýnaðý kimsenin bulamayacaðýný zannettiði derin sulara
gömdü. Ancak Aegwynn Sargeras’ýn ne planladýðýný asla
bilemeyecekti. Sargeras taklit ölümünden sonra Aegwynn’in zayýf
ruhunun içine girerek burada gizlendi. Uzun yýllar da bu bedenin
içinde gizlenerek planýný uygulamak için zaman kolladý.
Üç Çekiç SavaþýWarcaft I’den 230 yýl önceIronforge cüceleri uzun yüzyýllar boyunca barýþ içinde yaþadýlar. Ancak daha sonra sayýlarý çok artýnca Dev Åžehirlerde yaþayamamaya baþladýlar. Büyük Kral, Modimus Anvilmar’dan sonra Cüceler 3 ayrý Fraksiyona ayrýlmaya baþladýlar.
Madoran Bronzebeard tarafýndan
yönetilen Bronzebeard Klaný, Ironforge’nin koruyucularý oldular.
Khardros Wildhammer tarafýndna yönetilen Wildhammer Klaný þehrin
kontrolunu ele geçirmek için çalýþmaya baþlaýlar. Daðýn en
altýnda Büyücü Thaurissan tarafýndan yönetilen Dark Iron
Cüceleri de diðer iki ýrktan kopmaya baþladý. ar
Bu 3 fraksiyon ilk baþlarda barýþ içinde yaþasalarda, halen seçilemeyen kral yüzünden Ironforge’nin yönetimini kim alacak sorusu halen kafalarda bir soru iþareti oluþturmaktaydý. Bu yüzden savaþa giren 3 fraksiyon uzun süre yerin altýnda kanlý savaþlar yaptýlar. Sonunda En güçlü ordulara sahip olan Bronzebeard Klaný Dark Iron ve Wildhammer Klanlarýný daðýn derinliklerinden attýlar.
Khardros ve Wildhammer savaþçýlarý
Kuzeye yolculuk ederek kendi krallýklarý olan Grim Batol’u
kurdular ve burada kendi hazinelerini oluþturdular. Thaurissian
ve Dark Ironlar bunu yapmadýlar, küçük düþmekten ve yenilmekten
hiç hoþlanmayan Dark Ironlar çok güzel bir yer olan Redridge
Daðlarýnda yeni bir Åžehir kurdular. çok zengin oldular ve diðer
klanlarla baþa baþ yarýþmaya baþladýlar. Ancak daha sonra
Thaurissan ve Büyücü karýsý Modgud Ironforge ve Grim Bartol’a
iki ordu göndererek savaþ baþlattýlar. Dark Iron’lar Khaz
Modan’ý kendi topraklarý yapmak istiyordu.
Dark Iron ordularý her iki þehirde
savaþa baþladý. Ancak Marodan’ýn ordularý hemen Dark Iron
ordularýný yenilgiye uðrattý ve Tharissian kaçmaya zorlandý.
Grim Bartol’da ise Modgud’un ordularý ise yeni yeni çarpýþmaya
baþlamýþtý.
Ancak Modgud çok güçlüydü çoðu
savaþçýyý kendi öldürdü ve þehre kuþatmaya baþlaý. Ancak
Khardros’la savaþýrken hayatýný kaybeden Modgud yüzünden tüm
savaþçýlar kaçtýlar ve Ironforge’nin yardýmý ile karþýlaþtýlar.
Dark Iron Ordusunun hepsi orada yok edildi.
Birleþen Ironforge ve Grim Batol
ordularý güneye dönerek Thaurissan ve Dark Iron’larý yok etmek
adýna yola çýktýlar. çok uzaklaþmadan Tharurissan’ýn öfkesi dev
bir büyü ile açýða çýktý. Dev bir Doðaüstü varlýk çaðýrmaya
çalýþan Thaurissan, zafer elde etmeye çalýþýyoru, ve dünyanýn
altýndan dev bir gücü ortaya çýkardý. Ancak bu onun kýyameti
olacaktý.
Elemental Lordu, Ragnaros
Thaurisssan’ýn çaðrýsý ile serbest kalmýþtý ve tekrar bir
bünyeye kavuþan Ragnaros Redridge Mountain’de dev bir yýkýma yok
açtý. Dev Volkana dönüþen Dark Iron Åžehri olan Dað yandý, ve
daðlar yükselerek Searing Gorge ve Burning Steppes alanlarýný
yarattý. Thaurissan bu sýrada öldürüldü ve Ragnaros yeni
yaratýklarýný çaðýrarak tekrar güçlenmeye baþladý. O gündur
Ragnaros Dev Volkanýn içinde planlar kurmakla uðraþmaktadýr.
Dev patlama ve oluþumlarý gören Cüce
krallarý ordularýný geri çekerek olanlarý görmemeyi tercih
ettiler.
Bronzebeard klaný Ironforge’lerini tekrar kurdular. Wildhammer’ler ise Grom Bartol’a döndüler ancak Dev Savaþta çok zarar gören Grim Bartol’u terk etmeye karar verdiler. çok üzülmüþlerdi, Kral onlara Ironforge’ye dönmeye ikna etmeye çalýþtý ancak kabul edilmedi bu yüzden Khardros Hinterlands’e giderek Aerie Peak’da yeni bir þehir kurdu.
Hala Ironforge Cüceleri ile
baðlarýný koparmak istemeyen Wildhammer Claný, Ýki Kýta arasýnda
dev bir Köprü yaparak adýný Thandol Span koydu. Bu ticaret
dolayýsý ile iki Krallýkta çok geliþti. Daha sonra Madoran ve
Khardros atalarýnýn þerefýne iki dev heykeli güney topraklarýnda
kurdu. Bu iki Heykeli Dark Iron’lara savaþýrsanýz kaybedersiniz
der gibi burada duruyorlar(Editörün notu:Bu Heykeller Searing
Gorge’ye giden geçite yakýndýr. )
Ýki krallýk birbirlerine sýkýca baðlandýlar. Ancak Grim Bartol’da yaþadýklarýndan sonra Wildhammer’ler yer altýnda yaþamak yerinde yer üstünde normal bir þehir kurmayu tercih ettiler. Ironforgedekiler bunu hiç yadýrgamadýlar. Son BekçiWarcraft I’den 45 yýl önceBekçi Aegwynn çok geliþti ve güçlendi. Trisfal’deki enerjileri onun yaþamýný da uzattý. Aptalca Sargeras’ý öldürdüðü düþünden Aegwynn dünyayý Yaratýklardan korumaya devam etti. Bu tam 9 yüzyýl sürmüþtü, ve sonunda Trisfal Bekçileri Aegwynn’in yerine baþka birisinin gelmesinin vaktinin geldiðini düþündüler. Meclis Aegwynn’in Dalaran’a dönmesini emretti, böylece kendilerine yeni bir bekçi bulabileceklerdi. Ancak Aegwynn, Mecilse güvenmeyerek kendi soyundan birinin bekçi olmasý için düþünmeye baþladý.
Aegwyn bir erkek çocuðu doðurmak ve
ona tüm gücünü vermek istedi. Bunu Meclis’ten gizli yapmak için
Azeroth’un Güneyinde Aegwynn mükemmel bir erkek buldu:çok güçlü
bir Ýnsan Büyücüsü olan Nielas Aran. Aran Azeroth’un Kralýnýn
baþ danýþmanýydu ve çok güçlü bir büyücüydý. Aegwyn Aran’ý
baþtan çýkararak bir çocuk yapmaya ikna etti. Aran bu güçlerin
cocukta da olacaðýný biliyordu, bilmediði þey ise Aegwnn’in bir
yaþa gelmeden ona Trisfal’in tüm gücünü cocukta açýða
çýkacaðýydý.
Zaman geçti, ve Aegwynn’in bir oðlu
oldu. Adý Aegwynn tarafýndan Medivh koyuldu. Anlamý Gizemlerin
Bekçisiydý. Aegwynn oðlunun gelecekte yeni Bekçi olacaðýna
inaniyordu ancak gizlenen Sargeras’ýn ruhu cocuða geçmiþti ve
Aegwynn’den ayrýlmýþtý. Aegwynn’in aklýna asla dünyanýn en yeni
bekçi adayýnýn çoktan evrenin en kötü tanrýsýnýn etkisi altýnda
olduðu gelmemiþti.
Aegwynn cocuðunun saðlýklý olduðunu
görünce Medivh’i Stormwind’de babasýna býrakarak gizemli
topraklarda kayýplara karýþtý. Medivh gülcü bir çocuk olarak
büyüdü.
Sargeras cocuk büyürken, genç
cocuðun güçlerinin nasýl geliþtiðini gördü. Medivh 12 yaþýna
geldiðinde Azeroth’da tanýnan bir çocuk haline gelmiþti. çok
güçlü bir büyücü olacaðý kesindi. Burada en iyi iki dostu vardý:
llane, Azeroth’un Prensi ve Anduin Lothar , Arathi Soyunun son
varislerinden biri. üç cocuk krallýkta çok sevilirdi.
Medivh 14 yaþýna geldiðinde içindeki büyü gücü bir anda korkunç bir geliþim gösterdý ve Sargeras’ýn ruhu ile çarpýþtý. Uzun yýllar boyunca Medivh bir depresyon sürecine girdi, aslýnda gücler bir çocuðun kaldýramayacaðý kadar çoktu. Daha sonra bu süreç geçtiðinde artýk bir yetiþkin haline geldiðini gördü ve Llane ve Anduin’in Azeroth’un yeni yöneticileri olduðunu gördü. Kendi içinde güçlerini kullanmakla ilgili çok büyük bir istek gören Medivh, Sargeras’ýn ona kurduðu tuzaklardan habersiz yaþamýna devam etti.
Sargeras yavaþ yavaþ Medivh’in
kararan yüreðine bir þeyler fýsýldamaya baþlamaya
hazýrlanýyordu. Yakýnda Ýkinci Saldýrý baþlayacaktý ve bunu
Dünyanýn son Bekçisi saðlayacaktý…
Alýntýdýr: Wow-Turk |
|
|
|
Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakký Saklýdýr. Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarlarý | Reklam | Yayýnevleri | Ýletiþim |
|||