![]() |
|||||||||
|
|
Baator Hakkında Bilgi
The Lower Planes : Baator - Genel
Lawful karakterine istinaden, çok güçlü bir düzen, ve katı bir
totaliter anlayış vardır. Ancak kuralların sınırları içinde de,
politik ve diplomatik entrikalar, bozulmuşluk ve birbirinin kuyusunu
kazma, artık günlük yaşamın bir parçası gibidir. Evrenin hiç bir
yerinde şahit olunamayacak ağır bir totaliter hakimiyet zihniyeti,
kendilerine büyük kan savaşının da başrolünü vermiştir. Kan Savaşı
–ayrı bir yazıda incelenecek– Baatezu ve Tanar’ri’ler arasında, Tüm
Lower Plane’lerin kontrolü için çıkan ve bütün evreni etkileyen,
asırlarca süren bir savaştır. Savaşın asırlardır kazanan taraf
olmadan devam etmesi, düşmanın sonsuz katmandan ve ordudan oluşan
Abyss olduğu düşünüldüğünde, dokuz katlı Baator için neden cehennem
yakıştırması yapıldığı daha anlaşılır olmaktadır.
Baator denildiğinde akla iki şey gelir:
Bunlardan ilki Kara Sekizdir. Kara Sekiz, Baator’un akıl almaz
ordularını ve Kan savaşlarını yöneten sekiz Pit Fiend’dan oluşur.
İkincisi ise Dokuzların Efendileri’dir. Bunlar, Baator’un her bir
katmanını yönetenlerdir. Dokuzların Efendileri, Pit Fiend’lar ile
tanrılar arasında bir güce sahiptirler.
Baator karakteristik olarak, kandırmacaların ve üç kağıtların
boyutudur. Bu nedenle illüzyon büyüleri çok iyi çalışır ancak wild
büyüler neredeyse hiç çalışmaz, hatta geri teper. Çünkü Baator her
şeyden önce, kuralcı bir boyuttur, ve kaotik olgular özüne ve
yapısına terstir, ve boyut tarafından anında reddedilirler.
Baator’da hiç bir yer güvenli değildir ancak, nasıl davranılmasını
gerektiğini bildiğinizde bir şansınız olabilecek yerler vardır.
Bunların başında, Eskiden bir Outlands kasabası olan Darkspine
gelir. Darkspine, Baator’un “kendisi” tarafından Outland’den
Baator’a çekilmiştir. Şu an Baator’da ikamet eden bu kasaba
yağmalanmış yanmış ve aşağılık bir yer haline gelmiştir, ancak gene
de bir boyut gezgini için, nasıl davrandığını bildiği sürece güvenli
bir yerdir. Yani… nispeten güvenli…
Darkspine’i Lord Alfredo Mallizik yönetmektedir. Baator’a çekilmeden
önce de kendisi yönetiyordu ve çekildikten sonra da, Baatezu’lar
Lord Mallizik’in burayı yönetmeye devam etmesine izin verdiler.
Tabii ki bu izin bedavaya olmadı; Lord Alfredo’nun Darkspine’in
Baator’a çekilmesinde Baatezu’lara yaptığı yardımların bir bedelidir
şimdiki hükümdarlığı. Ancak bu cümle ile birlikte enteresan bir kafa
karışıklığı da ortaya çıkıyor.
Darkspine, Baatezu’ların direk müdahelesi olmadan, Baator’un kendi
dinamiği içinde bu boyuta çekilmiştir ancak, Baatezuların –ve Lord
Alfredo’nun– dürtüklemeleri sonucu diyelim, Baator doğası gereği
davranarak bu şehri çekmiştir. Aynı bir insanı Jaws’ın ağzına itmek
gibi...
Darkspine’in ordusu yoktur ancak, şehirde nöbet tutan dörtlü Abishai
grupları vardır, ve bunlar, sadece belirli tipleri aramakla
yükümlüdürler. Bu tipler, şunlardır:
1-Baator’a yeni geldiğini ispatlayamayanlar
Bu kriterlerde birine rastlayan Abishai grubu, önce kişiyi “kibar
bir konuşma(?!?)” yapmaya götürürler. Tabii ki arada bu
görüşmelerden canlı çıkan bir kaç değerli kişi olabiliyor, tabii
onlar da pek normal çıkmıyor. Genelde Bel’in damgası dağlanmış, ruh
ve bedence çökmüş halde çıkıyorlar. Ama gene de, hayattalar... adil
bir anlaşma gibi görünüyor... Baator gibi bir yerde, şükredilmesi
gereken bir lüks...
Son zamanlarda, Baator’un kapı şehri olan Ribcage’e açılan kapıda
kayda değer bir Baatezu yığılması olduğu, bir takım dedikodulara
neden olmuştur. Bir takım dediğime bakmayın, Ribcage’in kapısında
olan yığılma sadece iki şeyin işareti olabilir: Ya Darkspine geri
dönüyor, ya da Ribcage olduğu gibi Baator’a çekiliyor. Her iki
durumda da, oldukça sevimsiz bir değişim olacağı kesin gibi
görünüyor. Çünkü her ne kadar Baatezu’ların Darkspine üzerindeki
tutuşları sağlam değilse de, kendi evlerinden bir parça’nın –ya da
uzun süredir evin bir parçası olmuş bir mekanın– kendilerinden
alınması, oldukça can sıkıcıdır… Baatezular açısından.
Darkspine’in yanında, Avernus’un gizli ve muhteşem Bahçesi (Garden),
boyut gezginlerinin kendilerini –gene nispeten– güvende
hissedebilecekleri ve Baator gibi çirkin ve yıkımla yoğrulan bir
yerde şaşırtıcı derece güzel olan bir mekandır. Bahçe, her ne kadar
Avernus’un diğer yerleşim bölgelerinden oldukça uzak olsa da, hatırı
sayılır bir ziyaretçi kitlesi vardır, çünkü Baatezuların bile
gitmeye korktuğu bir yer olarak bilinir. Kısacası, buraya pek
dokunan olmaz.
Bu bahçe’nin ağaçları, Arborea’nınkilerle boy ölçüşür, çok da
lezzetli ancak çok yenildiğinde rahatsız edici etkisi olan meyveleri
olduğu söylenir. Baator’da saf su bulabileceğiniz tek yerdir,
gökyüzünün rengi ile kızıl renge bürünmüş muazzam bir göl vardır.
Yer yer ufak bataklıklar ve ufak tepecikler, manzaranın
mükemmelliğini tamamlar. Ağaçların dalları yerlere kadar sarkar ve
lezzetli ve rengarenk meyveler, ulaşılabilir yüksekliktedir.
Bahçe’ye adımınızı attığınızda burnunuz hafif ve güzel çiçek
kokuları alır. Böceklerin sesleri, Baator’da –hatta evrende zor
bulunur– bir huzurla insanı, derin ve rüyasız bir uykuya
daldırabilir ve kuşların müzikal sesleri canlanmış olarak uyanmanızı
sağlayabilir. Söylenene göre bahçeye giden kişi fazlalaştıkça, bahçe
de kendi kendine büyümektedir.
Başı belada olan bir gezgin’in, şüphesiz bu cehennemde
sığınabileceği tek güvenli yerdir burası. Buraya gelen huzur bulur,
cehennemin içinde, cenneti yaşar. Burada fazla Baatezu’ya ya da
yaratığa da rastlanmaz, çünkü genelde yaratıklar için buranın
güzelliği, korkutucu bir özellik taşır.
Bu bahçenin yan etkisi, şiddet unsuru burada etkisini tamamen
yitirmektedir. Buraya girildiğinde, kimse şiddet düşünmez, huzur ve
barış ve güzellik içinde gezinirler. En ufak bir kötü düşüncenin
bile bahçeyi kirletilmesine izin verilmez, bahçe buna kendisi izin
vermez. Muhtemelen de yaratıkların buradan korkmaları ve
sevmemelerinin nedeni budur. Ancak burada, bahçede vakit geçirmenin
de bir bedeli vardır. Bu bedel tam olarak bilinmemekle birlikte,
genelde burada fazlası ile mutlu olanlar arasında görülür:
kaybolurlar. Eşyalarını bahçede bırakıp, ortadan kaybolurlar, ve
kimse nereye gittiklerini bilmez. Kimse de buradayken aksini
düşünemez. Çünkü şüphe ve şiddet gibi kötü düşünceler, burada
etkisini yitirir. Ancak burada fazla kalan ilahi mutluluğu mu
yakalar, yoksa bulduğu huzurun bedeli olarak acı çekmeye mi gider...
Hiç kimse bilmiyor... Ama gene de, insanlar buradaki huzuru ve
güzelliği, dozunda yaşamaya devam ediyorlar. Tabii ki, herkeste aynı
–ve haklı– kuşkulu yaklaşım mevcut: Bu kadar güzel bir yerin,
Baator’da işi ne? Bir şekilde gelmişse bile, burada halen işi ne,
bilakis Baatezu’lar buna kesinlikle izin vermezdi. Baatezuları
geçin, en başta lordlar izin vermezdi...
Ersun "Necromancer" GÜVEN |
|
|||||||
|
Copyright © 2004 Keri Technology.. | Tüm Hakkı Saklıdır. Anasayfa | Mail Kontrol | Mail Ayarları | Reklam | Yayınevleri | İletişim |
|||||||||