|
Dragonlance Hakkında Bilgi
Irklar: Kenderler

Kender ırkı,
Krynn'in yegâne ırkıdır. Diğer dünyalardaki buçukluklara
benzemektedirler fakat onlardan çok daha fazla ilgi çekicidirler.
Kenderler küçük bir çocuk gibi görünürler—narin yapılı ve
sakalsızdırlar ve 90-120 cm boylarındadırlar. Genellikle 100 sene
yaşarlar (tabii merakları yüzünden ölmezlerse).
Gezip dolaşma duygusu bir kenderde olağan bir şeydir ve bir kendere
henüz gençken gelir; bu sayede de dünyayı dolaşmak için yola
çıkarlar. Kenderler yıllarca dolaşırlar ve sadece kalplerindeki ses
onlara tüm yolları dolaştıklarını söylediklerinde bir yerde durup
oraya yerleşirler. Bu dolaşma hissi yaklaşık 10 sene sürer.
Özel eşya konusunda kenderlerin, "diğerlerinin olan" şeyler hakkında
açık bir düşünceleri yoktur. Bir kender evinde, hiçbir eşya üç
haftadan fazla kalmaz, kalsa da aile yadigarı sayılır. Kenderlerin
kendilerinde olmadan yaptıkları "aşırma" özellikleri, onlara
farketmeden bir şeyleri "bulma" özelliği kazandırmıştır. Eğer bir
kender, bir grup insana doğru yürüyorsa, oradaki insanların en az
yarısının sahip olduklarıyla şişmiş bir şekilde oradan ayrılmaması
olağan olmayan bir olaydır. Eğer biri onu durdurur ve ne yaptığını
sorarsa, kender dürüst ve içten birşekilde, "Cebime düşmüş olmalı.
Bunu bulmam iyi olmuş yoksa başka biri alıp götürebilirdi,"
diyecektir.
Bu özel eşya konusundaki saflıkları nedeniyle (ki özellikle
diğerlerinin sahip oldukları şeyleri almaya bir yere gitmezler), bir
kendere söylenebilecek en kötü şey "haydut" ya da "hırsız"
olacaktır, çünkü onlar öyle olmadıklarına inanırlar--bu bir kazaydı,
hatırladın mı?
Kenderler ayrıca korkusuz bir kişiliğe sahiptirler. Partinin geri
kalanı bir derin bir yarığın kenarına gitmeye çekinirken, kender
yarığın kenarına doğru neşeyle sıçrayacak, karşı taraftaki güllerin
kokusunu alabilmek için yarığın üzerinden uzanacak ve kendisine o
sırada hücum eden minotauru görmezden gelecektir. Ölüm dahil her şey
onlar için birer maceradır. Ölümü son büyük macera olarak düşünürler
(birçok kender kırmızı bir ejderhanın ateşi altında kalmanın nasıl
birşey olduğunu merak etmiştir, fakat bu tecrübeye ulaşıp da
hikayeyi anlatacak pek kender etrafta yoktur). Bu korkutanımaz
oluşları onları aptalmış gibi gösterebilir, fakat gerçekte şeytanî
bir zekaya sahiptirler.
Bir kenderin, "garip" bir şeyler hissedeceği bazı kesin durumlar
vardır. Bu genellikle oldukça güçlü bir kötülüğün varlığı sırasında,
aklı başında olanların çığlıklar atarak uzaklaşacakları bir durumda
hissedilen bir histir (Tasslehoff Burrfoot, Shoikan Korusu'nun
girişinde geri dönmeden hissetmişti). Kenderlerin bu düşüncesini
anlatan en iyi örnek belki de Tanis Yarımelf'in Tasslehoff'a yaptığı
şu uyarıdır: kendine bu hareketinin tüm hayatını etkileyip
etkilemediğini sor (bu birçok defa Tas'ın hayatını kurtarmıştır).
Kenderler çok küçük olduklarından, diğer ırklar tarafından
kolaylıkla susturulabilecekleri düşünülebilir. Fakat,
korkutanımazlıklarıyla birlikte, kenderler düşmanlarını "iğneleyici"
konuşarak kızdırabilirler. Bu sataşma oldukça kişiseldir ve kişinin
soyuyla, görünüşüyle ya da zekasıyla dalga geçebilir. Amaç ise,
düşmanı durdurulamaz bir sinirle doldurmak ve mantıklı düşünemeyip
salakça saldırmasını sağlamaktır. Bu kendere daha kolay bir zafer
kazandıracaktır (bu özellik, özellikle bir topluluğu kızgın bir
kalabalığa çevirme konusunda kullanışlıdır. Yine Tas'ı,
Tarsis'deyken hatırlayın.).
Kenderler genellikle hoopak adlı, bir ucu çatal gibi iki yana açılan
ve bir asa ya da bir sapan olarak kullanılabilen uzun bir sopayı
kullanırlar. Buna ek olarak, hoopak hızla havada döndürüldüğünde
ağlama sesine banzer bir ses çıkartır; bu kenderlerin geleneksel
tehlike haberi veren işaretleridir.
Kenderyurdu'nun yıkılışının ardından, birçok kender bir zamanlar
içlerinde sakladıkları güven duygularını kaybettiren bir hastalığa
yakalandı ve bu sayede korkuyu hissetti. Bu kenderlerden 'Hastalıklı
Kenderler' diye bahsederler.
Yazan: Arda Çakır
|