Türkiye'de
Fantastik Kurgu'nun Yeri Nedir?
Türkiye'de Fantastik Kurgu
bir kaç kitap dışında yok sayılır. Gelişmesi için Türkiye'deki
insanların ay da en az iki kitap okumaları, eğlenmeyi ve farklı
düşünmeyi sevmeye başlamaları lazım. Ağlamaya her an hazır arabesk,
bok var desen kaşığı alıp koşan bir toplumdan fazlasını beklemek zor
olur. Bunun sadece Fantastik Kurguyla ilgisi yok. İnsanlara sadece
Fantastik kurguyu sevdirmek gibi bir uğraş tuhaf çünkü ortada başka
şeyler varken sıra ona pek gelmiyor, kitapları bile politik mantıkla
okuyan bir toplum karşısındasın. Neyi okuyacaklarına kendileri karar
vermiyorlar. Derneklerin, kulüplerin, sitelerin söylediklerine
bakıyorlar. Araştırma sıfır. Kitaplara +4'lük kılıç var mı
mantığıyla bakıyorlar. Her şey ya Yüzüklerin Efendisi ya da Ejderha
Mızrağı, bu kadar salak olan bir mantığa ne demeli ki? Bunun
Fantastik Kurguyla değil, kafa yapısıyla ilgisi var.
Ferhan Ertürk
Henüz bir yeri var mı bilmiyorum, ama er geç olacak. Yeter ki bu
ülkede kurulan hayallere başka ülkelerde kurulanlar kadar değer
verelim. Bu nesil bunu yapmasa da ben gelecekten umutluyum. Umut da
olmasa elimizde ne kalır?
Perg
Efsaneleri Yazarı - Barış Müstecaplıoğlu
Son on yıl içinde özellikle kardeş akım Bilim-Kurgu'ya karşı büyük
bir çıkış yakalayan ve genç neslin çoğunun dikkatini çeken fantastik
kurgu, özellikle bazı teknik temele dayanmış öyküleri anlama
konusunda bir tembelliğe giren okuyucular için tatlı bir değişiklik
oldu. Fazla değil, 15 yıl önce basılmış fantastik-kurgu roman
sayısının 10'u geçmediği Türkiye'mizde bugün yüzlerce romanın
çevrilmiş olması ve gün geçtikçe eski ve yeni yazarların dilimize
kazandırılmaya devam etmesi umut verici. Özellikle bazı kült
eserlerin sadece gençler tarafından değil ama farklı yaş grupları
tarafından da okunmaya başlaması ve satış rakamlarının en azından
bazı eserlerde on binlere varması Türkiye'deki fantastik kurgunun
yerine ışık tutuyor.
İthaki
Yayınevi Fantastik Kurgu Editörü - Bora Öngürer
Türkiye'de Fantastik Kurgunun yeri çok önlerde değil, ne yazık ki.
Ancak zaman içerisinde daha da ön planda olabilme ihtimali var. Daha
çok okuyan, daha çok sorgulayan bireyler olabilirsek, fantastik
kurgu da yerini sağlamlaştırır, daha ön plana çıkar.
Ankira
Yayıncılık Editörü - Boğaç Erkan
Le Guin’in ilan ettiği, pek çoğunun da izlediği gibi fantezi,
bilincin altına yapılan bir yolculuksa, psikologa gitmeyi sokakta
donsuz dolaşmakla bir tutan insanlar ülkesi Türkiye’de fantastik
kurguya hala burun kıvrılması şaşırtıcı değil. Dibe inen, arşa
çıkan, dolanıp bükülen, her sözünde kurulu düzene kafa tutan
fantastik kurgu aşağılanan bir alt tür olmaktan çıkıp ‘iyi
edebiyatın’ yanında yerini alıyor yavaş yavaş.
Çiler
İlhan
Türkiye'de Fantastik Kurgu'nun hızlı gelişimi neredeyse LOTR'un
Sinemaya aktarılması ve ilk filmin vizyona girmesiyle aynı anda
başlıyor. O andan itibaren Fantastik Kurgu kitaplarının basımı
oldukça hızlandı ve bir zamanlar bu türü "Çocuk Masalı" gibi
görenler tarafından bile yoğun bir ilgiyle takip edilmeye başlandı.
Şimdilerde artık basılan serilerin ucunu yakalamak bile çok zor.
Neredeyse her gün yeni bir Fantastik Kurgu kitabı raflarda yerini
buluyor ve okuyucusunu doyurabilmek için neredeyse zamanla
yarışıyor. Ancak görülen o ki bu türün raflardaki ürünlerinin %90'ı
yabancı yazarlar tarafından yazılmış eserler. Yerli yazarların
eserleri bir elin parmağını geçmiyor. Yine de bu konuda hareketlenme
olduğunu ve artık yerli yazarlar tarafından yazılan eserlere de yer
verildiğini söylemeliyiz. Bu konuda en iyi örnek Barış Müstecaplıoğlu
tarafından yazılan Perg Efsaneleri adlı seridir.
Beril Tetik
Türkiye’de Fantastik edebiyat uzun zamandır var olan bir kavram.
Fantastik-kurgu adı altında olmasa bile 1002. Gece Masalları’nda
Bülent Somay’ın da belirttiği gibi uzun zamandır eserlerinde bıkıp
usanmadan bilim-kurgu ve Fantastik öğelere yer veren yazarlarımız
var. Mesela Orhan Duru, Nezlı Eray, İzzet Yasar, Sadık Yemni, İhsan
Oktay Anar, Sezgin Kaymaz ve Gülten Dayıoğlu gibi.
Ancak son yıllarda, daha ziyade genç kuşağın gayretiyle bu alan
genişlemeye başladı. Yayınevlerinin Fantastiğe yer vermediğini
düşünmüyorum. Yerli bir Fantastik-kurgunun gecikmesinin sebebi zaten
bizim modern edebiyat anlayışımızın yeni olması ve dahası bizde
romanın ilk önce bir gerçeklik arayışı biçiminde ortaya çıkmasıdır.
Ama Fantastik temalar bu coğrafyada çok güçlüdür. İnançlar,
masallar, hikayeler ve destanlardan kaynaklanarak türlü uygarlık ve
dinlerin tarih eleğinden geçerek günümüze gelen güçlü ve belirgin
bir düşlem kültürümüz mevcut. Dahası bu kültürün alternatifi,
heterodoksisi ve eleştirel yönelimleri de mevcut.
Örneğin Amerika’da bu türün bu kadar gelişkin olmasının bir sebebi
de tıpkı film endüstrisi ve çizgi roman yayıncılığında olduğu gibi
var olmayan bir tarih ve mitoloji bilincini oluşturma ve onu
pazarlama çabasıdır. O türden bir Fantastik endüstrisinin ülkemizde
var olamayacağını ve zaten çok da gerekli olmadığını düşüyorum.
Fantastik bence zaten güçlü bir kavram, bundan sonra da Fantastiği
edebiyatın, sinemanın ve başka dalların içinde sık sık göreceğiz.
Yiğit Değer Bengi
Türkiye'de Fantastik Kurgu gün geçtikçe gelişmekte, bu ise bir
tesadüf değildir.Dünyada da bilim kurgunun düşüşte olması ve
Fantastik Kurgunun çok hızlı bir yükselişe geçmesi gibi. Türkiye'de
doğal olarak her ne kadar dünyayı biraz daha geriden izlese de,
Fantastik Kurgu Bilim kurgunun tahtına oturmaya çoktan başlamış
gözüküyor.Yıllar öncesinde Fantastik Kurgu kitapların Türkçesini
raflarda görmek için aylarca beklemek zorundayken artık her ay
Türkçeye çevrilen kitapları takip edemez hale gelmemizden
anlaşıldığı üzere, gelecek Fantastik Kurgunun olacaktır.
Pranga
Genel Yayın Yön. - Müberra "Lauralanthalasa" Turan
Aslında ortada süregelen bir mücadele var. Tabu ve dogmanın en
liberal kalesi Türkiye'de çoğu yenilik ve akım FRP Cemaati kadar
inatla yayılamıyor. Yazarından okuruna, oyuncusundan Oyun
Dükkanlarına kadar tüm Hayalciler, durdurak bilmeden ilerliyorlar.
Bunun en büyük sebebi keyif almaları olmalı.
Ben de kendimi bu hareketliliğin içinde sayıyorum. Arada olumsuz çok
az örnek var, ileride çocuklarımıza Anadillerinde öyküler, yeni
nesil, buralardan doğmuş ama etrafını saran evreni yok saymayan
masallar ve özümsenmiş bir Hayal-Kültürü miras bırakabileceğiz
gibime geliyor.
Kan Güncesi Editörü - Galip Dursun
Fantastik kurguyu hangi kapsamda değerlendirdiğinize göre değişir
aslında. Bizim ülkemiz kadar zengin bir efsane ve masal kültürü olan
bir toplumda belki de batıdan çok daha önce yerleşmiş olan bu tür
nasıl oldu da şimdi sadece kılıç ve büyü kalıbı içine sıkıştırılmış
bir halini geç keşfettiğimiz için “geri kaldık” damgası yedi, insan
hayıflanmadan edemiyor doğrusu. Belki de hikâyelerden ziyade o
hikayelerin içinde yer alabildiğimiz oyunları son 10-15 yılda
keşfetmemizle alakalıdır. Kim bilir?
Ama günümüzde En alakasız insanların bile iyi kötü bir fikir sahibi
olduğu bir tür olmaya başladığı aşikar gibi görünüyor. Her ne kadar
bu fikirlerden bazıları bizlerin dişlerini gıcırdatarak dinlediği
hurafeler olsa da. Aslında iyimser olmak lazım, hiç değilse artık
evinde paşa paşa oyun oynayan, vapurda Anne Rice’ın romanlarını
okuyan ya da Darth Maul T-Shirt’i giyen 15-16 yaşındaki gençleri
satanist, terörist, militan, ırz düşmanı, serseri falan diye
sokaklardan toplayıp götürmüyorlar:
Amirim Sorar: Olm bunlar ne?
Gençler biraz mahçuptur: Zar amirim.
Amirim hiddetlenir: Barbut mu atıyonuz lan bu yaşta?
Gençler telaşlı tabi: Yok yok amirim bu FRP
Amirim olayı çakmıştır: Ne çektiniz lan dooru konuşun bak valla
alırım nezarete.
Artık Paladini, Solosu, Vampiri, Büyücüsü, Mutantı, Sith lordu
topunun etekleri tutuşmuştur: Yok yok amirim var ya yüzüklerin
efendisi film onun gibi işte.
Amirim bilgiç bilgiç kafa sallar: Efendi olacaksınız tabi. Önce
vatana millete hayırlı evlat olacaksınız.sonraaaa…vıdı vıdı vıdı
İşte henüz budur ve bu kadardır yeri Fantastik Kurgunun Türkiye’de.
Ama kim bilir bu aşamaya nerelerden geldiğimiz düşünülürse…
Sihirli
Kule Admini - Altuğ Bulca
Önyargıyı kırmış, fakat emekleme safhasından hala çıkamamış
alt-kültür. Sebat, hayal ve girişkenlik ile yakın gelecekte
yürütülmesi umulan camia.
Lost Library
Genel Yayın Yön. - Ali A. Aksöz
Türkiye'de Fantastik Kurgu
ne yazık ki ön yargıyla yaklaşılan bir tür olmaktan yeni yeni
çıkıyor. Yaş grubunun çok düşmesi nedeniyle bu edebiyat türü
ülkemizde çocuk edebiyatı gibi algılana geldiğinden az sayıdaki
yayınevi ve dergiler bazen yetersiz kalabiliyor. Bu türün gelişimine
katkı sağlayacak kesim olan yayınevleri, dergiler ve online
yayınların kaliteyi ön planda tutmaları türün ülkemizdeki geleceği
açısından büyük önem teşkil ediyor.
Kayıp
Dünya Editörü - Altuğ Gürkaynak
Türkiye'de fantastik kurguya iki açıdan bakmak gerekir. Birincisi
okur açısından, ikincisiyse yazar açısından. Okur açısından
bakıldığında Türkiye'de fantastik kurgu kitlelere ulaşmıştır, Bunu
satış rakamlarına bakarak görmeye bile gerek yok, birine
sorduğunuzda fantastik kurgu hakkında "iyi" ya da "kötü" yorumu
yapabiliyor olması bunun kanıtıdır zaten. Ama ikinci kısımda bir
tutarsızlık vardır. Ülkede bu kadar çok kişiye hitab eden bir alan
Türk edebiyatçısının ve edebiyatının, yayıncısının gözünde henüz
yoktur, bu yüzden de "Türk fantastik kurgusu" söz konusu olduğunda
fantastik kurgu, herkes tarafından her gün işlenen, var olmayan bir
suç yüzünden hapse atılmış bir adam gibidir. Yalıtılmıştır.
Pranga
Admini - Alp "Wolfbrother" Köklü
İnsanlar yavaş yavaş
etraflarındaki gerçekçilik duvarlarını yıkıp, hayalgücüne doğru
seyahat etmeye ne yazık ki yeni başladı. Bu gelişim süreci de sinema
ve televizyonlar sayesinde biraz hızlanmasına rağmen, bilinçsiz,
medya tarafından güdülen, ne gösterilirse onu okuyan, kitaplar
hakkında bilgisi olmayan insan topluluğu içinde Fantastik Kurgu'nun
yer edinmesi ve bu yeri koruması uzun yıllar alacak gibi gözüküyor.
Türk Fantastik Kurgu yazarlarının da çabalarıyla Türkiye'de
Fantastik Kurgu -belki yıllar sonra- kalıcı olacak gibi gözüküyor.
FrpNet
Admini - Keri Cromwell
Türkiye'de daha gelişim
aşamasında FRP, çok az kişi gerçekten tanıyor ve bunun tam aksine
birçok kişi FRP'yi tanıdığını sanarken birçok yanlış bilgiye sahip.
Daha çok üniversite ve de lise öğrencilerinin ilgi duyduğu bir olgu
FRP, bunun nedeni hem FRP ile ilgili kaynakların İngilizce olması
hem de FRP'nin daha çok bu yaşlardaki kişilere hitap etmesi, ya da
bu zamanda insanların daha yaratıcı ve de farklı konulara ilgi duyar
halde, yani dünyanın alışılagelmiş düzeninden farklı düşünmeye
alışık olması. Fantastik edebiyatta şu anda Türkiye'de çok farklı
bir durumda sayılmaz, o da çok eskiden beri tanıştığımız bir kavram
değil ama en azından oyundan daha çok bilindik bir kavram. Birçok
kişi Fantastik Edebiyatla ilgileniyor, okuyor ya da yazıyor. Her ne
kadar çok fazla yazar çıkartamamış olsak da Fantastik Edebiyat
konusunda, çok daha ileri gideceğine eminim. Artık bir edebiyat türü
olarak kabul görmeye başladı Türkiye'de, hele Yüzüklerin
Efendisinden sonra oldukçada kabul görülür oldu. Bu konuda çalışan
yayınevleri ve siteler sayesinde ilerlemeye de devam ediyor. Ama
hala hak ettiği yerde değil Fantastik Edebiyat, bundan çok şikayet
etmeye gerek yok, eminim yakında hak ettiği yere gelecek ve belki de
Amerika'da olduğu gibi yüksekokulu bile açılacaktır.
FrpWorld Admini - Hilmi
Baycan
Çok kısa sürede bir çok kitap Türkçe'ye çevrildi ve bir çok kişinin FRP'yle ve başka dünyalarla tanışmasına fırsat sağlandı. Belli bir
kitleye ulaşıldı ama bu kitlenin genişletilmesi lazım ve bence
yayınevlerinin kitap fiyatlarını orjinallerinin iki katı olarak
belirlemesi ve bazı çevirilerin başarısızlığı bu gelişmenin önünde
birer engeller.
ForgottenLance Editörü
- Cihangir Tezcan
Türkiye "karışık" bir ülkedir.Her şey gibi edebiyat da basite
indirgenerek irdelenemez.Ülkemizde fantastik edebiyat,10-15 yıl
önceye kadar "gereksiz insanların alakasız oyunları" olarak
görülürken Tanrı'ya şükür ki bu durum bugün aynı
değildir.Kitapevlerinde 2-3 kitaplık masa altı bölümleri,bugün
Fantastik Kurgu bölümü olarak raflarca yer bulabilmekte,eskiden
yayınevi kapattıran fantastik Edebiyat,bugün kar elde
ettirebilmektedir.Bunda en büyük rol Türk gençliğinin ancak bir
bölümünündür.Her ne kadar saflara ayrılmak istemesek de bu "bölüm"
kendi tarzını oturtan,kendini doğru yönlendirmiş-çevresini doğru
yönlendirebilecek potansiyele sahip ve halkın gözündeki önyargı
perdesini bir nebze indirebilmiş olan bölümdür.Türkiye'de FRP diye
bir şeyden söz edilebiliyorsa bunun mimarları bu "bölüm"dür.Kendini
keşfetme sürecinde olan Türk halkı ve
gençliği için Fantastik Edebiyat açık bir kapıdır.
Onur Aşçı